Sayın Adnan Oktar'ın 4 Mart 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
Sayın Adnan Oktar'ın 4 Mart 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
01:35 Videolar
03:36 Videolar
01:23 Videolar
01:19 Videolar
01:15 Videolar
00:42 Videolar
01:04 Videolar
00:56 Videolar
00:54 Videolar
00:54 Videolar
02:40 Videolar
01:46 Videolar
04:34 Videolar
09:42 Videolar
05:34 Videolar
00:37 Videolar
01:30 Videolar
01:16 Videolar
01:01 Videolar
02:51 Videolar
01:39 Videolar
00:28 Videolar
00:54 Videolar
01:25 Videolar
01:16 Videolar
Bu videoda, somut bir delile dayanmaksızın başkaları hakkında hüküm vermenin ve tahmin yürütmenin İslam ahlakındaki yeri ele alınmaktadır. Özellikle Allah adına veya Peygamberimiz (sav) üzerinden uydurulan yalanların, iftiraların ve zanların Kur'an'daki karşılığı üzerinde durulmaktadır. Bilgi sahibi olmadan yargıda bulunmanın yanlışlığı ve Kur'an'a aykırı söylemlerin tehlikeleri vurgulanmaktadır.
Zanda bulunmak, kişinin elinde kesin bir bilgi veya delil olmaksızın, tahminler yürüterek başkaları hakkında peşin hükümler vermesi veya suçlamalarda bulunmasıdır.
Peygamberimiz'in söylemediği sözleri ona mal etmek, bir iftira ve yalandır; bu durum hem İslam ahlakıyla hem de peygamberin merhametli yapısıyla taban tabana zıttır.
Kur'an, bilgiye dayanmayan zan ve tahminlerin gerçeği yansıtmadığını, bu tür yaklaşımların yanlış hükümler doğurduğunu ve kaçınılması gereken bir davranış olduğunu belirtir.
Bilgiye dayanmayan her türlü zan ve yalan, toplumsal huzuru bozan, adaleti saptıran ve Allah'ın razı olmadığı bir ahlak zafiyeti olarak görülmektedir.
Bu videoda, somut bir delile dayanmaksızın başkaları hakkında hüküm vermenin ve tahmin yürütmenin İslam ahlakındaki yeri ele alınmaktadır. Özellikle Allah adına veya Peygamberimiz (sav) üzerinden uydurulan yalanların, iftiraların ve zanların Kur'an'daki karşılığı üzerinde durulmaktadır. Bilgi sahibi olmadan yargıda bulunmanın yanlışlığı ve Kur'an'a aykırı söylemlerin tehlikeleri vurgulanmaktadır.
Zanda bulunmak, kişinin elinde kesin bir bilgi veya delil olmaksızın, tahminler yürüterek başkaları hakkında peşin hükümler vermesi veya suçlamalarda bulunmasıdır.
Peygamberimiz'in söylemediği sözleri ona mal etmek, bir iftira ve yalandır; bu durum hem İslam ahlakıyla hem de peygamberin merhametli yapısıyla taban tabana zıttır.
Kur'an, bilgiye dayanmayan zan ve tahminlerin gerçeği yansıtmadığını, bu tür yaklaşımların yanlış hükümler doğurduğunu ve kaçınılması gereken bir davranış olduğunu belirtir.
Bilgiye dayanmayan her türlü zan ve yalan, toplumsal huzuru bozan, adaleti saptıran ve Allah'ın razı olmadığı bir ahlak zafiyeti olarak görülmektedir.