Sayın Adnan Oktar’ın 20 Ocak 2018 tarihli A9 TV’deki canlı yayınından.
Sayın Adnan Oktar’ın 20 Ocak 2018 tarihli A9 TV’deki canlı yayınından.
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
01:25 Videolar
01:20 Videolar
01:28 Videolar
01:25 Videolar
01:40 Videolar
01:14 Videolar
01:04 Videolar
00:58 Videolar
01:01 Videolar
00:57 Videolar
03:17 Videolar
01:09 Videolar
01:01 Videolar
00:53 Videolar
01:27 Videolar
01:02 Videolar
00:40 Videolar
04:22 Videolar
01:31 Videolar
00:46 Videolar
01:14 Videolar
02:56 Videolar
00:49 Videolar
01:21 Videolar
01:18 Videolar
Bu videoda geleceğe dair duyulan endişelerin imana ve Kur'an ahlakına uygunluğu ele alınmaktadır. Endişe duymanın, olayları Allah'tan bağımsız bir güç olarak görme hatasına düşürebileceği ve bunun şirk riskini taşıdığı vurgulanmaktadır. İman eden bir kimsenin tevekkül ile her şeyin Allah'ın kontrolünde olduğunu bilmesi gerektiği üzerinde durulmaktadır.
Geleceğe dair endişe duymak, olayları Allah'tan bağımsız bir güç olarak görmek anlamına gelir. Bu bakış açısı, Allah'ın mutlak hakimiyetini göz ardı ettiği için imana ve Kur'an ahlakına aykırı bir durum oluşturur.
Tevekkül, her şeyin Allah'ın bilgisi ve kontrolü dahilinde gerçekleştiğine tam bir teslimiyetle inanmaktır. Mümin, sonucun ne olacağından bağımsız olarak Allah'a güvenmeli ve endişeye kapılmamalıdır.
Allah'tan başka bir gücün olaylara müdahale edebileceğine inanmak ve bu güçten korkmak şirke giden bir kapı açabilir. Yalnızca Allah'ın gücüne ve takdirine inanmak, korkuların giderilmesi için tek yoldur.
Bu videoda geleceğe dair duyulan endişelerin imana ve Kur'an ahlakına uygunluğu ele alınmaktadır. Endişe duymanın, olayları Allah'tan bağımsız bir güç olarak görme hatasına düşürebileceği ve bunun şirk riskini taşıdığı vurgulanmaktadır. İman eden bir kimsenin tevekkül ile her şeyin Allah'ın kontrolünde olduğunu bilmesi gerektiği üzerinde durulmaktadır.
Geleceğe dair endişe duymak, olayları Allah'tan bağımsız bir güç olarak görmek anlamına gelir. Bu bakış açısı, Allah'ın mutlak hakimiyetini göz ardı ettiği için imana ve Kur'an ahlakına aykırı bir durum oluşturur.
Tevekkül, her şeyin Allah'ın bilgisi ve kontrolü dahilinde gerçekleştiğine tam bir teslimiyetle inanmaktır. Mümin, sonucun ne olacağından bağımsız olarak Allah'a güvenmeli ve endişeye kapılmamalıdır.
Allah'tan başka bir gücün olaylara müdahale edebileceğine inanmak ve bu güçten korkmak şirke giden bir kapı açabilir. Yalnızca Allah'ın gücüne ve takdirine inanmak, korkuların giderilmesi için tek yoldur.