Sayın Adnan Oktar’ın 16 Mayıs 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
Sayın Adnan Oktar’ın 16 Mayıs 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
00:47 Videolar
01:38:57 Videolar
02:58 Videolar
00:48 Videolar
01:26:31 Videolar
03:02:49 Videolar
01:42:59 Videolar
02:30:51 Videolar
02:07 Videolar
00:46 Videolar
01:47 Videolar
01:06 Videolar
02:34 Videolar
02:46 Videolar
01:51 Videolar
01:24 Videolar
03:20 Videolar
04:48 Videolar
00:53 Videolar
00:53 Videolar
03:17 Videolar
02:05 Videolar
04:19 Videolar
01:05 Videolar
01:26 Videolar
Bu videoda sevginin tarifi, Allah'ın insan ruhuna bahşettiği en derin ve kutsal nimetlerden biri olarak yapılmaktadır. Gerçek sevginin ancak Allah'ın tecellileri üzerinde derinleşen bir samimiyetle mümkün olduğu, egoizmden arınmış bir kalbin bu mucizevi gücü taşıyabileceği vurgulanmaktadır.
Gerçek sevgi, insanın ruhuna Allah tarafından verilen muazzam bir güç ve ilahi bir nimettir. Bu sevginin kalıcı olabilmesi için bencillikten ve egoizmden tamamen arınmış olması, Allah rızası için yaşanması gerekir.
Sevgi, insanın ruhuna Allah tarafından bahşedilen, dünyevi acıların ve zorlukların içinde bile filizlenen mucizevi bir duygudur. İnsanın yaşamına heyecan ve anlam katan bu duygu, Allah'ın tecellilerine karşı duyulan derin bir hayranlığı ifade eder.
Egoizm, insanın kendi benliğine odaklanması sebebiyle ruhundaki sevgi kapılarını kapatır. Bencillik ve kibir, Allah'ın kalbe yerleştirdiği o saf sevgi nurunu söndüren özelliklerdir; gerçek seven insan ise kendisini değil, Allah'ı ve O'nun yarattıklarını merkeze alır.
Allah, meleklerin sevgisinden ziyade, insanın zorluklar ve imtihanlar içindeki sevgisini daha makbul görmektedir. İnsanın iradesiyle seçtiği ve fedakarlıkla büyüttüğü bu sevgi, iman ahlakının en güzel tezahürlerinden biri kabul edilir.
Bu videoda sevginin tarifi, Allah'ın insan ruhuna bahşettiği en derin ve kutsal nimetlerden biri olarak yapılmaktadır. Gerçek sevginin ancak Allah'ın tecellileri üzerinde derinleşen bir samimiyetle mümkün olduğu, egoizmden arınmış bir kalbin bu mucizevi gücü taşıyabileceği vurgulanmaktadır.
Gerçek sevgi, insanın ruhuna Allah tarafından verilen muazzam bir güç ve ilahi bir nimettir. Bu sevginin kalıcı olabilmesi için bencillikten ve egoizmden tamamen arınmış olması, Allah rızası için yaşanması gerekir.
Sevgi, insanın ruhuna Allah tarafından bahşedilen, dünyevi acıların ve zorlukların içinde bile filizlenen mucizevi bir duygudur. İnsanın yaşamına heyecan ve anlam katan bu duygu, Allah'ın tecellilerine karşı duyulan derin bir hayranlığı ifade eder.
Egoizm, insanın kendi benliğine odaklanması sebebiyle ruhundaki sevgi kapılarını kapatır. Bencillik ve kibir, Allah'ın kalbe yerleştirdiği o saf sevgi nurunu söndüren özelliklerdir; gerçek seven insan ise kendisini değil, Allah'ı ve O'nun yarattıklarını merkeze alır.
Allah, meleklerin sevgisinden ziyade, insanın zorluklar ve imtihanlar içindeki sevgisini daha makbul görmektedir. İnsanın iradesiyle seçtiği ve fedakarlıkla büyüttüğü bu sevgi, iman ahlakının en güzel tezahürlerinden biri kabul edilir.