Sayın Adnan Oktar'ın 15 Mart 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
Sayın Adnan Oktar'ın 15 Mart 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
01:46 Videolar
01:28 Videolar
01:08 Videolar
00:36 Videolar
00:27 Videolar
00:24 Videolar
01:45 Videolar
01:03 Videolar
02:37 Videolar
01:11 Videolar
00:43 Videolar
00:55 Videolar
00:46 Videolar
04:48 Videolar
00:49 Videolar
02:11 Videolar
03:20 Videolar
08:56 Videolar
00:46 Videolar
01:51 Videolar
01:24 Videolar
03:17 Videolar
01:13 Videolar
03:36 Videolar
00:36 Videolar
Bu videoda sevginin tek taraflı değil, Allah'ın takdiriyle çift olarak yaratıldığı ifade edilmektedir. Gerçek ve samimi bir sevginin, akıl ve ruh sahibi olan bir kişi üzerinde mutlak bir karşılık bulduğu vurgulanmaktadır. Allah'ın yaratma sanatı çerçevesinde, sevginin karşılıklı olmasının ardındaki manevi hikmetler açıklanmaktadır.
Gerçek ve candan olan sevgi, akıl ve ruh sahibi varlıklar arasında Allah'ın takdiriyle çift olarak yaratılmıştır. Bu nedenle samimi bir sevgi, karşı tarafta doğal olarak bir karşılık bulur.
Sevginin tek bir tarafa özgü değil, karşılıklı bir etkileşimle var edilmesi anlamına gelir. Allah, sevgi duygusunu yarattığında buna bir muhatap ve bu duyguya cevap verecek bir ruh da tayin etmiştir.
Ruh ve akıl sahibi bir insanın, içtenlikle sunulan samimi bir sevgiye karşı kayıtsız kalması mümkün değildir. Bu durum, Allah'ın yarattığı fıtratı gereği irade dışında gerçekleşen bir karşılık bulma halidir.
Sevgi, müminlerin birbirine olan bağlılığını ve Allah'ın yarattığı güzelliklere duyulan hayranlığı pekiştiren bir iman ahlakı gereğidir. Bu duygu, Allah'ın rızasını kazanmaya vesile olan en kıymetli bağlardan biridir.
Bu videoda sevginin tek taraflı değil, Allah'ın takdiriyle çift olarak yaratıldığı ifade edilmektedir. Gerçek ve samimi bir sevginin, akıl ve ruh sahibi olan bir kişi üzerinde mutlak bir karşılık bulduğu vurgulanmaktadır. Allah'ın yaratma sanatı çerçevesinde, sevginin karşılıklı olmasının ardındaki manevi hikmetler açıklanmaktadır.
Gerçek ve candan olan sevgi, akıl ve ruh sahibi varlıklar arasında Allah'ın takdiriyle çift olarak yaratılmıştır. Bu nedenle samimi bir sevgi, karşı tarafta doğal olarak bir karşılık bulur.
Sevginin tek bir tarafa özgü değil, karşılıklı bir etkileşimle var edilmesi anlamına gelir. Allah, sevgi duygusunu yarattığında buna bir muhatap ve bu duyguya cevap verecek bir ruh da tayin etmiştir.
Ruh ve akıl sahibi bir insanın, içtenlikle sunulan samimi bir sevgiye karşı kayıtsız kalması mümkün değildir. Bu durum, Allah'ın yarattığı fıtratı gereği irade dışında gerçekleşen bir karşılık bulma halidir.
Sevgi, müminlerin birbirine olan bağlılığını ve Allah'ın yarattığı güzelliklere duyulan hayranlığı pekiştiren bir iman ahlakı gereğidir. Bu duygu, Allah'ın rızasını kazanmaya vesile olan en kıymetli bağlardan biridir.