Sayın Adnan Oktar'ın 17 Mart 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
Sayın Adnan Oktar'ın 17 Mart 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
01:13 Videolar
01:29 Videolar
01:03 Videolar
01:05 Videolar
01:24 Videolar
06:01 Videolar
01:19 Videolar
01:28 Videolar
00:48 Videolar
06:03 Videolar
11:22 Videolar
01:06 Videolar
00:57 Videolar
04:25 Videolar
06:42 Videolar
03:39 Videolar
02:17 Videolar
01:27 Videolar
00:51 Videolar
02:11 Videolar
00:56 Videolar
00:58 Videolar
00:47 Videolar
01:04 Videolar
02:27 Videolar
Bu videoda insanları huzursuz eden ve sevgi bağlarını zedeleyen rekabet hırsı ele alınmaktadır. Dünyanın geçiciliği ve algılanan maddenin beyindeki bir görüntüden ibaret olduğu hatırlatılarak, kalıcı olanın iman ahlakı ve Allah'ın hoşnutluğu olduğu vurgulanmaktadır. Maddenin ardındaki gerçeği kavramanın, insanı hırsın getirdiği sıkıntılardan arındıracağı ifade edilmektedir.
Rekabet hırsı, insanlar arasında sevgisizliğe, düşmanlığa ve huzursuzluğa yol açarak kişiyi ruhen yorar. Kaliteyi artırma amacını aşan ve acı veren bir rekabet, toplumsal ve bireysel huzuru bozan bir rezalete dönüşür.
Algılanan her şeyin beyindeki bir görüntüden ibaret olduğu anlaşıldığında, dünyevi unsurlar için gösterilen aşırı hırsın anlamsızlığı kavranır. Bu bakış açısı, geçici olan maddeye karşı duyulan tutkuyu yerini manevi olgunluğa bırakır.
Nefret, sevgisizlik veya kıskançlık duygusu içermeyen, yalnızca daha iyiye ve güzele ulaşmayı hedefleyen rekabetin kaliteyi artırıcı bir etkisi vardır. Kırıcı olmayan ve dostluğu zedelemeyen çabalar bu kapsamda değerlendirilir.
Dünya hayatının çok kısa olduğu ve her şeyin gelip geçici olduğu gerçeği düşünüldüğünde, rekabet hırsı için harcanan çabanın beyhude olduğu anlaşılır. Ölüm ve ahiret bilinci, dünyevi hırsların yarattığı gereksiz yükten kurtulmayı sağlar.
Bu videoda insanları huzursuz eden ve sevgi bağlarını zedeleyen rekabet hırsı ele alınmaktadır. Dünyanın geçiciliği ve algılanan maddenin beyindeki bir görüntüden ibaret olduğu hatırlatılarak, kalıcı olanın iman ahlakı ve Allah'ın hoşnutluğu olduğu vurgulanmaktadır. Maddenin ardındaki gerçeği kavramanın, insanı hırsın getirdiği sıkıntılardan arındıracağı ifade edilmektedir.
Rekabet hırsı, insanlar arasında sevgisizliğe, düşmanlığa ve huzursuzluğa yol açarak kişiyi ruhen yorar. Kaliteyi artırma amacını aşan ve acı veren bir rekabet, toplumsal ve bireysel huzuru bozan bir rezalete dönüşür.
Algılanan her şeyin beyindeki bir görüntüden ibaret olduğu anlaşıldığında, dünyevi unsurlar için gösterilen aşırı hırsın anlamsızlığı kavranır. Bu bakış açısı, geçici olan maddeye karşı duyulan tutkuyu yerini manevi olgunluğa bırakır.
Nefret, sevgisizlik veya kıskançlık duygusu içermeyen, yalnızca daha iyiye ve güzele ulaşmayı hedefleyen rekabetin kaliteyi artırıcı bir etkisi vardır. Kırıcı olmayan ve dostluğu zedelemeyen çabalar bu kapsamda değerlendirilir.
Dünya hayatının çok kısa olduğu ve her şeyin gelip geçici olduğu gerçeği düşünüldüğünde, rekabet hırsı için harcanan çabanın beyhude olduğu anlaşılır. Ölüm ve ahiret bilinci, dünyevi hırsların yarattığı gereksiz yükten kurtulmayı sağlar.