MÜBAREK ŞEHİR İSTANBUL - FURKAN PALALI, KIZ KULESİ (3 AĞUSTOS 2011)
FURKAN PALALI: Hayırlı akşamlar. Mübarek Ramazan ayında İstanbul'un tarihi mekanlarını gezmeye devam ediyoruz.
Bu akşam Kız Kulesi'ndeyiz. İstanbul Boğazı'nın en güzel süslerinden biri olan Kız Kulesi'nde hem tarihten hem de gelecekten bahsedeceğiz.
Üsküdar'da Bizans devrinden kalan tek eser olan kulenin M.Ö. 24 Yıllarına kadar uzanan tarihi bir geçmişe sahip olduğunu hepimiz biliriz. Karadeniz'in Marmara ile birleştiği yerde küçük bir ada üzerinde bu kuruludur. Bazı Avrupalı tarihçiler buraya Leander’s Kulesi derler.
Bugün görülen kulenin temelleri ve altı katın önemli kısımlarının Fatih devri yapısıdır. Üstündeki madalyon halindeki mermer levhada kuleye şimdiki şeklini veren Sultan II. Mahmud'un Hattat Rasim'in kaleminden çıkmış 1832 tarihli bir turası vardır.
Kulenin Eminönü tarafı da daha genişçe olup burada da bir tane sarnıç bulunur. İlk olarak Yunan döneminde bir mezara ev sahipliği yaptığı bilinen bu ada, Bizans döneminde inşa edilen ek bina ile gümrük istasyonu olarak kullanılmıştır. Osmanlı döneminde ise gösteri platformundan, savunma kalesine, sürgün istasyonundan karantina odasına kadar birçok işlev bu kuleye yüklenmiştir.
Çok eski tarihi geçmişi olan Kız Kulesi bir zamanlar boğazdan geçen gemilerden vergi alınmak maksadıyla da kullanılmıştır. Kule ile Avrupa yakası boyunca büyük bir zincir çekilmiş ve gemilerin sadece Anadolu yakası ile Kız Kulesi arasında geçişine izin verilmiştir. Bir süre sonra kule zinciri taşıyamamış ve Avrupa yakasına doğru yıkılmıştır. Kuleden suyun içine bakıldığında yıkıntılar halen gözükmektedir.
Yaklaşık 2000 yıldır birbirinden önemli olaylara tanıklık eden Kız Kulesi, Allah'ın izniyle çok yakın bir gelecekte, Mehdiyet döneminde dünyanın altın çağına da tanıklık edecek. Bunu zaten biz değil, Peygamber Efendimiz (sav) hadisi şeriflerinde bizlere bildirmiştir.
İslam ahlakının hakimiyetinin yakın olduğunu, Mehdiyet devrinde olduğumuzu Resulullah (sav)’in haber verdiği bilgilerde açıkça belirtilmektedir. Peygamberimiz (sav) Hz. Mehdi (as)’ın çıkışını, ahir zamanın özelliklerini, İslam ahlakının hakim olmasıyla yaşanacak güzellikleri çok kapsamlı bir şekilde anlatıyor. Ve Mehdiyet ile ilgili hadislerin hepsi güvenilir hadislerdir. Bu hadislerin güvenilir olduğunu ve güvenilir olduğunun en önemli delillerinden bir tanesi hadislerin gerçekleşmiş olması. Yani Peygamberimiz (sav) bir olayın olacağını söylüyor ve o olay tam da Peygamberimiz (sav)’in söylediği şekilde gerçekleşiyor.
Peygamberimiz (sav), “Afganistan işgal edilecek” diyor, edildi. “Fırat'ın suyu kesilecek” diyor, Fırat'ın suyu kesildi. “Irak işgal edilecek” diyor, yine Irak işgal edildi. “Kabe'de kan dökülecek” diyor yine aynı şekilde kan döküldü. Bu da oldu ve bu şekilde gerçekleşen yaklaşık 200'den fazla alamet daha bulunuyor. Üstelik bunların hepsi belirli bir zaman dilimi içinde oldu. Hicri 1400'e yani 1979'da başladı. Geçtiğimiz 30 yıl içinde 200'den fazla alamet gerçekleşmiş durumda. Bu da bize Hz. Mehdi (as) çağında olduğumuzu bir kez daha ispatlıyor.
Şimdi isterseniz Hz. Mehdi (as)'ın geliş alametlerinden birini inceleyelim.
Hadislerde bildirildiği üzere, Hz. Mehdi (as) 1979'da İstanbul'da meydana gelen İndependenta gemisinin infilakı sırasında İstanbul'a gelecektir. Peygamberimiz (sav) hadiste şöyle buyuruyor: “Gökyüzünde doğu cihetinden geceyi aydınlatan büyük bir ateş gördüğünüz vakit işte o an Hz. Mehdi (as) 'ın giriş vaktidir.” (mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si "Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar)
Bir başka liste ise şu şekilde buyurmaktadır: “Siz 3 veya 7 gün doğudan bir ateşi gördüğünüz zaman Ali Muhammed'in yani Hz. Mehdi (as) 'ın çıkmasını bekleyiniz. İnşallahuteala bir münadi (gökten bir melek) Hz. Mehdi (as) 'ın ismiyle semadan (gökten) nida edecek ki doğuda, batıda olan herkes bu sesi işitecek. Öyle ki korkudan uykuda olanlar uyanacak, ayakta olanlar çökecek, oturan ise ayağa fırlayacaktır.” (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman , s. 32)
Peygamberimiz (sav)’in bildirdiği bu büyük patlama ve ardından çıkan bu büyük ateş, 1979 yılında yani hicri 1400'de Kadıköy açıklarında meydana gelen İndependenta adlı petrol yüklü tankerin infilakını haber vermektedir. 15 Kasım 1979 yılında dünyanın dördüncü büyük tankeri olan 150 bin grostonluk İndipendenta adlı 95 bin 530 ton ham petrol yüklü bir Romen tankerinin İslam aleminin son merkezi olan İstanbul'a gelirken bir Yunan şilebiyle çarpışması sonucunda petrol tutuşmuş ve deniz günlerce süren büyük bir ateşle sarsılmıştır. Olay tam hadiste ifade edilen şekilde gerçekleşmiştir. Öyle büyük bir patlama olmuştur ki hadiste ifade edildiği gibi uykuda olanları uykusundan uyandırmış, heyecan nedeniyle oturan ayağa kalkmıştır. Peygamberimiz (sav) İstanbul'da meydana gelen bu büyük olay adının Hz. Mehdi (as)'ın İstanbul'a giriş vakti olduğunu, “işte o an Hz. Mehdi (as)'ın giriş vaktidir” ifadesiyle açık bir şekilde bildirmiştir.
Son bin yılın en büyük müceddidi olan Üstad Said Nursi Hazretleri’nin külliyatında da Hz. Mehdi (as)'ın Hicri 1400 yani Miladi 1979 yılında zuhur edeceğini şu şekilde bildirmiştir: “İstikbali dünyevide (dünyanın geleceğinde) 1400 sene sonra gelecek bir hakikati..” (Sözler, s. 318)
Evet bu akşamki programımızda Mehdiyet devrinde olduğumuzu gösteren yüzlerce alametten sadece birini inceledik. Bu konuda daha detaylı bilgi almak isteyen izleyiciler www.hzmehdi.com adresini ziyaret edebilirler. Adresi bir kez daha okuyorum www.hzmehdi.com
Evet Kız Kulesi'nden canlı olarak A9 kanalının hazırlayıp-sunduğu Mübarek Şehir İstanbul programımızın bugünlük sonuna geldik. Yarın yine İstanbul'un bir başka güzel köşesinde Peygamber Efendimiz (sav)’in bir başka kutlu müjdesini anmak üzere buluşmayı diliyoruz. Allah herkese güzellik ve bereket nasip etsin. Hayırlı akşamlar.