MÜBAREK ŞEHİR İSTANBUL - ERDEM ERTÜZÜN, SELİMİYE KIŞLASI (29 AĞUSTOS 2011)
ERDEM ERTÜZÜN: Hayırlı akşamlar. A9 Televizyonun tarafından hazırlanıp-sunulan Mübarek Şehir İstanbul programımıza hoş geldiniz.
Bugünkü canlı yayınımızı İstanbul'un askeri yapılarından biri olan tarihi 1700'lere dayanan Selimiye kışlasının önünden gerçekleştiriyoruz.
Programımızda önce Selimiye kışlasının kısa bir tarihini anlattıktan sonra, İslam Birliğinin sahip olacağı güce ve Hz. Mehdi (as)'ın bu gücü dünyada tüm silahları eriterek insanların hayrına yapacağı işlerde kullanacağından bahsedeceğiz, inşaAllah.
Selimiye Kışlası İstanbul'un Üsküdar semtinde Harem sırtlarında yer alan büyük bir kışladır. Kanuni Sultan Süleyman Han'ın yaptırdığı sarayın yerine 3. Selim, Nizam-ı Cedid askerleri için 1794 ve 1799 arasında kesme taş bir kaide üzerinde ahşap bir kışla yaptırmıştır.
1807'deki Yeniçeri ayaklanması sırasında kışla yanınca Sultan 2. Mahmud, 1827 ve 1829 arasında kışlanın yerine Mimar Krikor Balyan'a kagir bir kışla yaptırmıştır. Sultan Abdülmecit Han devrinde iki defa yenilenen kışlanın dört köşesine yedişer katlı birer kule ilave edilerek bugünkü halini almıştır.
Selimiye kışlası 200 metre 267 metre ebatlarında ortasında büyük bir avlu olan dikdörtgen şeklinde bir yapıdır. Boğaza doğru eğimli bir arazi üzerine kurulduğundan her yönden bodrum katı sayısı değişiktir. Bodrum katlarının üzerinde üç kat yer alır.
Kışla, Türk mimari tarihinde İstanbul'un geleneksel görünümü değiştiren ilk yapılardandır. Selimiye Kışlası, Kırım Savaşı sırasında 1853 ve 1856 yılları arasında İngiliz askerlerine tahsis edildi. Modern hemşireliğinin kurucusu Florence Nightingale, 1854 ve 1855'te Kışla'ya gelerek yaralı İngiliz askerlerinin tedavisinde görev aldı. Florence Nightingale ve beraberindeki hemşirelerin kaldığı oda günümüzde müzeye dönüştürülmüştür.
1.Dünya Harbi sırasında yeniden orduya verilen bina, Cumhuriyet'ten sonra bir süre tütün deposu, 1959 ve 1963 arasında ise Selimiye Askeri Ortaokul adıyla Askeri Ortaokul olarak kullanılmıştır. 1963 Senesinde tamir edilerek 1. Ordu Karargahı haline getirilen binada 1970'li ve 1980'li yıllardaki sıkı yönetim zamanında askeri mahkeme görev yapmıştır ve aynı zamanda askeri tutuk evi olarak da kullanılmıştır. Selimiye Kışlası günümüzde 1. Ordu Komutanlığı merkez binası olarak kullanılmaktadır.
Yüce Allah, Kuran-ı Kerim'de İslam ahlakının yeryüzüne hakim kalacağını, İslam'ın hakim olmasıyla dünyaya barış, adalet ve sevginin geleceğini bildirmiştir. Peygamber Efendimiz (sav) de hadislerinde bu büyük olayın ahir zamanda gerçekleşeceğini müjdelemiştir. Bu kutlu dönemde dünyanın her yerinde etnik ve siyasi sorunlar, iç savaşlar, çatışmalar, derin anlaşmazlıklar ve ihtilaflar son bulacaktır. Hadislerde ve İslam alimlerinin sözlerinde bildirilene göre, İslam ahlakının dünyaya hakim olmasına ve barışa vesile olacak mübarek kişi ise Hz. Mehdi (as)'dır. Hz. Mehdi (as)'ın ortaya çıkışıyla, Allah'ın izniyle yeryüzündeki tüm zulüm ve haksızlıklar sona erecek, dünyaya adalet, barış, sevgi, huzur ve güven hakim olacaktır.
İnsanlar ahir zamanda sevgiden ve muhabbetten coşacaklardır. İslam aleminin birlik olması nedeniyle Müslümanlar ve onların manevi lideri Hz. Mehdi (as) çok büyük bir güce sahip olacak ancak Allah'ın izniyle tek damla kan akıtılmayacaktır. Böyle bir güce sahipken tek bir damla bile kan akıtmamak, tüm insanlara sevgi ve şefkatle yaklaşmak çok özel bir şeydir. Ve bu da Hz. Mehdi (as)'ın özelliği olacaktır.
İslam Birliği'nin çok büyük bir ordusu olacaktır. Ama Hz. Mehdi (as) hiçbir zaman orduyu kullanmayacaktır. Hz. Mehdi (as)'ın ilacı sadece sevgi olacaktır, inşaAllah.
Yüce Allah'ın, “Ey iman edenler, hepiniz topluca barış ve güvenliğe İslam'a girin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o size apaçık bir düşmandır.” Bakara Suresi’nin 208. Ayetinde haber verdiği gibi, Kuran ahlakının tüm dünyaya hakim olması sonucunda insanlar arasındaki kin, husumet, düşmanlık gibi duygular son bulacak, tüm yeryüzüne barış ve huzur hakim olacaktır.
Hz. Mehdi (as) 'ın vesilesiyle önceden aralarında sevgi ve güzel ahlak ile çözüme kavuşturulacaktır tüm sorunlar. Peygamberimiz (sav) Hz. Mehdi (as)’ın bu önemli özelliğini hadislerde şu şekilde haber vermektedir: “Kap suyla dolduğu gibi yeryüzü barışla dolacaktır. Hiçbir kimse arasında bir düşmanlık kalmayacaktır. Ve bütün düşmanlıklar, boğuşmalar, hasetleşmeler muhakkak kaybolup gidecektir.” (Sahih-i Müslim, 1/136)
Dünyadaki tüm silahların kaldırılacağını haber veren başka hadislerde şu şekilde: “Savaş erbabı da ağırlıklarını, silah ve malzemelerini bırakacak. Harp erbabı ağırlıklarını yani silah vs. bırakacak.” (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s. 496)
Bu hadislerden de anlaşılacağı üzere Hz. Mehdi (as) devrinde silahlar eritilecektir, inşaAllah. Bu ahir zamana bakan yorumuyla Kuran'da Zülkarneyn kıssasında da bildirilen bir müjdedir. Çelik ve demirin dağlar gibi eritildiği bildirilmiştir Kuran'da. Tanklar, toplar da dağlar gibi hurda yığınları haline getirilecektir. Onlar da eritilecek ve sanayide kullanılacaklardır, inşaAllah.
Allah'ın Hz. Mehdi (as)'a emri, bir damla dahi kan dökmemesi, bir kişinin burnunun kanamasına dahi müsaade etmemesi, uykuda olanın uyanmasının bile mümkün olmayacağı kadar sükunetle, sevecenlikle ve nezaketle hareket etmesidir. Hz. Mehdi (as) da bu emre uyacak ve dünyayı büyük bir kardeşlik ve barış kaplayacaktır, inşaAllah.
Evet, A9 Televizyonu tarafından hazırlayıp-sunduğumuz Mübarek Şehir İstanbul programımızın sonuna geldik. Herkese hayırlı akşamlar diliyoruz.