MÜBAREK ŞEHİR İSTANBUL - ERDEM ERTÜZÜN, KAPALI ÇARŞI (22 AĞUSTOS 2011)

ERDEM ERTÜZÜN: Hayırlı akşamlar. A9 Televizyonu tarafından hazırlanıp sunulan Mübarek Şehir İstanbul programımıza hoş geldiniz.

Bu akşam İstanbul'un en eski mekanlarından biri olan Kapalıçarşı'dayız. İstanbul'u fetheden büyük kumandan Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan Kapalıçarşı, ahir zaman alametleri arasında geçen günümüz alışveriş merkezlerinin tarihteki en eski örneklerinden biridir.

Kapalıçarşı'nın temeli 1461 yılında atıldı. Dev ölçülü bir labirent gibi 45 bin metrekarede, 66 kadar sokağı, 3600 kadar dükkanı ile kapalı çarşı İstanbul'un görülmesi gereken benzersiz bir merkezidir. Adeta bir şehri andıran, bütünüyle örtülü bu çarşı zaman içerisinde gelişip-büyümüştür. İçinde bir sebil, bir şadırvan, 5 cami, 7 çeşme, 17 han bulunur ve 22 kapısı vardır.

15. Yüzyıldan kalan kalın duvarla bir seri kubbe ile örtülü eski iki yapının etrafı, sonraki yüzyıllarda gelişen sokakların üzerleri örtülerek, ekler yapılarak bir alışveriş merkezi haline gelmiştir. Geçmişte burası her sokağın belirli meslekleri yer aldığı ve bunların da el işi imalatının sıkı denetim altında bulundurulduğu, ticari ahlak ve törelere çok saygı gösterilen bir çarşıydı.

Her türlü değerli kumaş, mücevherat, silah, antika eşya konusunda nesillerce uzmanlaşmış aileler tarafından tam bir güven içinde satışa sunuldu. Geçen yüzyılın sonlarında deprem ve birkaç büyük yangın geçiren Kapalı Çarşı, eskisi gibi onarılmışsa da geçmişteki özellikleri değişikliğe uğramıştır.

Kapalı Çarşı, bütün dükkanların genişliği aynı olacak şekilde imal edilmiştir. Her sokakta ayrı ürünün ustaları loncalar halinde bulunuyor. Satıcılar arasında rekabet kesinlikle yasak. Hatta bir usta tezgahını dükkanın önüne çıkarıp kalabalığa göstererek ürün işleyemezdi. Ürünlere devletin belirlediğinden daha fazla fiyat konulamazdı. Eskiden esnafa olan güven duygusuna halkın birikmiş parasının bir banka gibi onlara verilmesine ve işletilmesine neden olurdu.

Kapalı çarşı günün her saatinde hareketli ve kalabalıktır. El halıları ve mücevherat, geleneksel Türk sanatının en güzel örneklerini teşkil etmektedir. Bunlar kalite ve orijin belgeleriyle satılır ve buradan dünyanın her tarafına gönderilmektedir. Halı ve mücevheratın yanında deri giyim eşyaları, meşhur Türk işi gümüşten yapılmış eserler, bakır, bronz hediyelik ve dekoratif eşya, seramik, oniksten mamul ürünler ve Türkiye hatırası objeler zengin bir koleksiyon oluşturuyor.

Kapalı Çarşı İstanbul'u süsleyen bir mücevher gibi. Kapalı Çarşı dünyanın en büyük ve en eski çarşısı ve günümüzün büyük alışveriş merkezlerine bu manada ilham olmuştur. Nitekim hadislerde de Hz. Mehdi (as) 'ın devrinde içinde çok sayıda dükkanların bulunduğu büyük çarşıların olacağı bahsedilmektedir.

Günümüzde bilim adamları elde olan teknolojinin daha hızlı, daha geniş bir alanda ve daha pratik olarak kullanılabildiği imkanlar oluşturmak ve bunları tüm insanlığın hizmetine sunmak konusunda çalışmalar yapmaktadır. Yıllar önce bilim kurgu filmlerinde izlenen ve sadece bu filmlerle kısıtlı kalacağı düşünen pek çok teknolojik imkan, hayatı kolaylaştıran araçlar, konfor sağlamaya yönelik gelişmeler hayatımıza girmeye başlamıştır.

Günümüzde büyük kentlerin yüksek binaların inşa edilmesine başlanmış ve içinde yüzlerce mağazanın bulunduğu alışveriş merkezleri şehirlerin dört bir yanında açılmaya başlanmıştır.

Peygamberimiz (sav) ortaya çıkışından önceki dönemde “Hz. Mehdi (as)’ın insanlar arasında sıklıkla görüleceğini, insanların onu evlerinde otururken, sokaklarda dolaşırken göreceklerini, Televizyonlardan, internetten sesini duyup görüntülerini izleyeceklerini, ismini duyacaklarını ancak buna rağmen onun Hz. Mehdi (as) olduğunu tanıyıp anlamayacaklarını” bildirmiştir.

Aynı şekilde Hz. Mehdi (as)'ın insanlar arasında, çarşılarda, pazarlarda da dolaşacağı ancak onun Hz. Mehdi (as) olduğunu ummadıkları için insanların yine onu herhangi biri zannedip tanımayacakları da belirtilmiştir. Peygamberimiz (sav)'den rivayet olan bir hadiste: “Ali'nin Rabbine and olsun ki Hüccet (Hz. Mehdi (as)) ayakta olacak, dünyanın yollarında yürüyecek, evlere ve saraylara girecek, bu yerin doğusunda ve batısında gezecek, sözleri duyulacak, cemaate selam verecek, görecek ama vaat edilen zamana ve gökten şu ses gelene kadar bilinmeyecek” buyurmaktadır.  (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 167)

Bir başka hadiste de: “Hakk'ı gasp olunan ve inkar olunan mazlum imamınız ve bu gaybetin sahibi (Hz. Mehdi (as)) onların arasında dolaşır, pazarlarında gezer, onların bastığı yerlerden geçer ama onlar onu (Hz. Mehdi (as)'ı) tanımazlar. Ta ki sonunda Allah kendisini onlara tanıtması için tıpkı Hz. Yusuf'a verdiği gibi ona izin verir” denilmektedir. (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 189)

Hatta hadiste bu çarşıların özellikleri de vurgulanmıştır. Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi (as)’ın her bir çarşının içinde çok dükkanın bulunduğu çarşılarda dolaşacağını ifade etmiştir. Hadis-i şerif şöyle: “O, (Hz. Mehdi (as)) dünyanın her yerinde teveccüh eder ve her zalimi fikren yok eder. Ehli İslam'ın kalbini Allah onunla ihya eder. İçinde bir çarşının her bir çarşıda da bin dükkanın bulunduğu bir şehre gelir.” (İmam-ı Suyuti. Hazret-i Ali (ra)'den) (Kıyamet ve Alametleri, Ömer Öngüt, Hakikat Yayıncılık s. 367)

Şüphesiz Peygamberimiz (sav) Mehdiyet devrini bu kadar detaylı anlatması hayret verici bir durumdur. Ve Resulullah (sav)’e Allah'ın lütfettiği bir mucizedir. İnşaAllah Hz. Mehdi (as)'ın devrinde olduğumuz bu dönemde İslam ahlakının tam hakim olmasıyla tüm dünyada bir bolluk ve refah yaşanacak, gerçek özgürlüğün, demokrasinin, laikliğin yaşandığı bir ortam meydana gelecektir.

A9 Televizyonu tarafından hazırlayıp-sunduğumuz Mübarek Şehir İstanbul programımızın sonuna geldik. Herkese hayırlı akşamlar diliyoruz.