MÜBAREK ŞEHİR İSTANBUL - ERDEM ERTÜZÜN, HAYDARPAŞA GARI (31 AĞUSTOS 2011)
ERDEM ERTÜZÜN: Hayırlı akşamlar. A9 Televizyonu tarafından hazırlanıp sunulan Mübarek Şehir İstanbul programımıza hoş geldiniz. Öncelikle izleyen kardeşlerimizin ve tüm İslam aleminin bayramını kutluyoruz inşaAllah.
Evet, bugünkü canlı yayınımızı tarihi Haydarpaşa Garı'nın önünden gerçekleştiriyoruz. İstanbul'un Anadolu'ya ve Orta Doğu'ya açılan ilk kapısı olan Haydarpaşa Gar binasının inşaatına Devrin Osmanlı Padişahı 2. Abdülhamid döneminde başlanmış ve 30 Mayıs 1906 tarihinde tamamlanarak hizmete girmiştir.
Binanın bulunduğu alana Selimiye Kışlasının yapımında büyük emeği geçen Padişah 3. Selim'in paşalarından Haydar Paşa'nın adı verilmiş ve bundan sonra bu yere yapılan bina da bu adla anıla gelmiştir. Binanın inşaatı Anadolu Bağdat Şirketi adı altındaki bir Alman şirketi tarafından gerçekleştirilmiş. Ayrıca şirketin genel müdürlüğünü yapmakta olan Hücklen ismindeki almanın teşebbüsüyle garın önüne bir mendirek inşa edildiği gibi Anadolu'dan gelecek ve Anadolu'ya gidecek vagonların ticari eşyasını yükleme-boşaltma yapabilecek şekilde tesisler ve silolar da yapılmıştır.
Binanın mimari proje etüt safhasında çok çeşitli etütler yapılmış ancak iki Alman mimarı olan Otto Ritter ve Helmut Kohn tarafından hazırlanan proje yürürlüğe girmiştir. İnşaat sırasında projede bazı değişiklik ve sadeleştirmeler yapılarak bugünkü haliyle tatbik edilmiştir. Binanın inşaatında Alman ustalarıyla birlikte İtalyan taş ustaları da çalışmıştır.
Gar binası başlangıçta 2525 metrekare alana kurulmuş ve bugünkü kapalı kısımları ile birlikte 3836 metrekarelik bir alana yayılmıştır. Binanın mimari tarzı neoklasik Alman mimarisi stilindedir. Her biri 21 metre uzunluğunda 1100 adet suya karşı izole edilmiş ahşap kazık üzerine inşa edilmiştir. Bu kazıklar buharlı şahmerdan ile çakılmıştır. Stüktürü bu kazıklara teşkil eden kazık ızgarası üzerine yapılmıştır. Taşıyıcı sistemi çelik karkas olup döşeme sistemiyle putrelli volta döşemedir.
İnşaatta 2500 metreküp lefke taşı, 13.000 metreküp beton, 11.140 ton demir, 520 metreküp kereste, 19.000 metre sert ağaç ve 6.200 metrekare arduvaz çatı kaplaması kullanılmıştır. 1. Dünya Savaşı'nda Anadolu'ya sevk edilmek üzere Gar binasında depolanan cephaneler 6 Eylül 1917 günü yapılan bir sabotaj sonucu infilak ederek muazzam bir yangın çıkarmış ve Gar binası yangın ile birlikte Garda harekete hazır bekleyen ve Gara girmekte olan cephane ve asker dolu çok sayıda vagon da bu arada yok olmuştur. Bu sabotaj sonucu binanın çatısı imha olmuş ve diğer bölümlerde hasara uğramıştır. Bu hasarı akabinde bazı onarım ve değişikliklerle Gar binası ve çatısı bugünkü görünümünü almıştır.
15 Kasım 1979 tarihinde ise Haydarpaşa mendireğinin biraz açığında akaryakıt yüklü İndependenta adlı tankerin diğer bir gemiyle çarpışması sonucu meydana gelen şiddetli patlama ve hararetten binanın Olinman usta tarafından gerçekleştirilmiş olan çok değerli kurşunlu vitrayları hasara uğramış ve bu olaydan sonra derhal aslında uygun olarak onarılmıştır. Hizmete açılışından beri çok büyük bir çapta restorasyon geçirmemiş olan Gar binası, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolu ile ilgili yetkililerince eski eserleri koruma ve kurtarma çabasında gösterdikleri teşebbüs sonucu 1976 yılında geniş çapta onarıma alınarak 1983 yılı sonunda dört dış cephe ile içi kulenin restorasyonları tamamlanmıştır.
2010 Yılının Kasım ayının son gününde çatısında devam eden yenileme çalışmaları sırasında çatının bir kısmı tekrar yanmıştır. Aslında uygun olarak yenileme çalışmaları halen devam etmektedir.
Haydar Paşa Garı'nın Hz. Mehdi (as) açısından önemi; Hz. Mehdi (as)'ın ilk çıkış alametlerinden sayılan İndependenta adlı petrol gemisinin haremde meydana gelen yangınına yaptığı şahitliktir. Peygamberimizin bir hadisinde: “Gökyüzünde doğu cihetinden geceyi aydınlatan büyük bir ateş gördüğünüz vakit işte o an Hz. Mehdi (as)’ın geliş vaktidir” buyrulmaktadır. (Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si "Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar)
Rivayet edilen bir başka hadiste de bu alamet şu şekilde açıklanıyor:
“Siz üç veya yedi gün doğudan bir ateşi gördüğünüz zaman Âl-i Muhammed'in (Hz. Mehdi (as)'ın) çıkmasını bekleyiniz. İnşaAllahü Teala bir münadi gökten bir melek Hz. Mehdi (as)'ın ismiyle semadan gökten nida edecek ki, doğuda batıda olan herkes bu sesi işleyecek. Öyle ki korkudan uykuda olanlar uyanacak, ayakta olan çökecek, oturan ise ayağa fırlayacaktır.” (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman , s. 32)
Hadiste Peygamberimiz (sav)’in bildirdiği bu büyük patlama ve ardından ortaya çıkan büyük ateş 1979 yılında yani hicri 1400'de Kadıköy açıklarında meydana gelen İndependenta adlı petrol yüklü tankerin infilakını haber vermektedir.
15 Kasım 1979 tarihinde Dünya'nın dördüncü büyük tankeri olan 150.000 Groston'luk İndependenta adlı 95.530 ton ham petrol yüklü bir Romen tankerinin İslam aleminin son merkezi olan İstanbul'a gelirken bir Yunan Şilebi ile çarpışması neticesinde petrol tutuşmuş ve denizde günlerce süren büyük bir ateş ortaya çıkmıştır.
Peygamberimiz (sav) İstanbul'da meydana gelen bu büyük olay anının Hz. Mehdi (as)’ın İstanbul'a geliş vakti olduğunu, “işte o an Hz. Mehdi (as)’ın geliş vaktidir” ifadesiyle açık bir şekilde bildirmiştir. ( Mer’iy Yusuf b. Ebi bekir B. Ahmet b. Yusuf el Makdi’si” Feraldu Fevaldl’I fi’l İmam El-Mehdi El-Muntazar)
Hadiste verilen bilgilere göre bu Hz. Mehdi (as)’ın İstanbul'a ayak bastığı günler içerisinde gerçekleşecek bir olaydır. Bu olay ile Hz. Mehdi (as)'ın İstanbul'a gelişi bir müjde olarak herkesin duyacağı şekilde bütün dünyaya ve hem cin alemine hem de insan alemine ilan edilmiştir. Böylece hem gök gürültüsü gibi şiddetli bir sesle hem günlerce süren dev ateş, ışık ve duman bulutuyla ve zaman zaman süregelen patlamalarla Hz. Mehdi (as)'ın İstanbul'a geldiği Allah tarafından insanlara haber verilmiştir.
Ayrıca son bin yılın en büyük müceddidi olan Üstad Said Nursi Hazretleri külliyatında da Hz. Mehdi (as)'ın hicri 1400 miladi 1979 yılında zuhur edeceğine şöyle haber vermiştir:
“İstikbali dünyeviyede (dünyanın geleceğinde) 1400 sene sonra gelecek bir hakikati..” olarak buyurmuştur. (Sözler’de s. 318)
Evet, A9 Televizyonu tarafından hazırlayıp sunduğumuz Mübarek Şehir İstanbul programımızın sonuna geldik. Herkese hayırlı akşamlar diliyoruz.