MÜBAREK ŞEHİR İSTANBUL - ERDEM ERTÜZÜN, AYASOFYA (23 TEMMUZ 2011)
ERDEM ERTÜZÜN: Hayırlı akşamlar. Bu akşamki canlı yayınımızı İstanbul'un en tarihi mekanların birinde yapıyoruz. 1500 Yıl önce inşa edilmiş olan içi sırlarla dolu olan Ayasofya'dayız.
Ayasofya'nın üstü olduğu kadar altı da tarihe ışık tutuyor. Henüz tamamı keşfedilmemiş olan koridorlar ve dehlizler yüzyıllar öncesine dair izler taşıyor. Ancak bu sırların hepsi Allah'ın izniyle Hz. Mehdi (as) döneminde açığa kavuşacak.
Arkamda gördüğünüz Ayasofya 1. Jüstinyen tarafından milattan sonra 532 ve 537 yılları arasında inşa edilmiştir. 1453 Yılında Fatih'in İstanbul'u fethinden sonra camiye dönüştürülmüş daha sonra müze olarak hizmet vermeye devam etmiştir.
Camiye çevrilmeden önce Ayasofya harap bir haldeydi ve Fatih Sultan Mehmet kiliseyi temizleyip daha sonra cami yapılmasını emretti. Fakat adını değiştirmedi. Minarelerden biri de Sultan II. Beyazıt tarafından yapılmıştır.
16. Yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman fethettiği Maceristan'daki bir kiliseden iki dev kandil getirmiş ve bu kandilleri Ayasofya'ya koymuştur. Bu kandiller mihrabın iki yanında yer almaktadır.
2. Selim döneminde yorgunluk ve dayanıksızlık belirtileri gösteren bina, dünyanın ilk deprem mühendislerinden olan Osmanlı Baş Mimarı Mimar Sinan tarafından eklenen dış istinad yapılarıyla kuvvetlendirilmiştir. Ve bu yapının bugüne kadar Ayasofya'nın gelmesindeki emeği büyüktür. Bu isnat yapıları ile birlikte Sinan ayrıca kubbeyi taşıyan ayaklar ile yan duvarlar arasındaki boşlukları kemerler ile bağlayarak sağlamlaştırmıştır. Ve bu binaya iki geniş minare, Hünkar Mahfili ve 2. Selim'in türbesini eklemiştir.
Ayasofya binasının içine Osmanlı döneminde eklenen diğer yapıları ise şunlardır: Mermerden minber, Hünkar Mahfili'ne açılan galeri, müezzin mahfili ve vaaz kürsüsüdür.
Üçüncü Murat, Bergama'da bulunmuş Helenistik dönemine ait olan Bektaşi taşından yapılma iki küpü Ayasofya'nın ana nefine yerleştirmiştir. Birinci Mahmud 1739'da binanın restore edilmesini emretti. Ve bir kütüphane ile binanın yanına bir medrese, bir imarethane ve bir şadırvan ekledi. Ve bu yapılarla birlikte Ayasofya bir külliye haline geldi.
Ayasofya'nın Osmanlı dönemindeki en ünlü restorasyonlarından biri Sultan Abdülmecit döneminde ve onun emriyle İtalyan Fossati kardeşler tarafından 1847 ile 1849 yılları arasında yapılmıştır. Bu restorasyon çalışması bittiğinde Ayasofya Camii 13 Temmuz 1849'da büyük bir katılımla halka açılmıştır.
Ayasofya Külliyesi'nin Osmanlı dönemindeki diğer yapıları arasında Şehzadeler Türbesi, Sebil, Sultan Mustafa ve Sultan İbrahim Türbesi ve Hazine Dairesi sayılabilir. Osmanlı'nın Ayasofya'ya gösterdiği bu önemli sebebi ise ahir zamanda Hz. Mehdi (as) ile Hz. İsa (as)’ın burada namaz kılacak olmalarıdır. Ayetlerde ve hadislerde bildirildiği gibi Hz. İsa (as) tekrar yeryüzüne gelecek ve İslam'ın tüm yeryüzüne hakim olmasına vesile olacaktır. Hz. İsa (as) yeryüzüne yeniden geldiğinde Hz. Mehdi (as)'ın arkasında namaz kılacak yani ona tabi olacaktır. Bu gerçek Sahih-i Müslim'de yer alan bir hadiste şöyle bildirilmektedir: “Nihayet Meryemoğlu İsa Müslümanların emiri (Hz. Mehdi) ona ‘gel bize namaz kıldır’ der. Bunun üzerine İsa ‘hayır, Allah'ın bu ümmete bir ikramı olarak sizin bir kısmınız diğer bir kısım üzerine emirlersiniz’ der.” (Hz. Mehdi’yi imamlığa geçirir) (Sahih-i Müslim, c. 1, s. 209)
Bir diğer hadiste ise Hz. Mehdi (as)’ın, Hz. İsa (as)’a imamlık yapacağı şöyle belirtilir: “Hz. Mehdi müminlerle beraber Beytül Makdis'te sabah namazı kılarken o sırada nuzül eden Hz. İsa'yı takdim edecek ve Hz. İsa ellerini onun omuzuna koyarak ‘namazın kameti senin için getirildi, bu yüzden sen kıldır’ diyecek ve nihayet Hz. Mehdi Hz. İsa ve müminlere imam olarak namazı kıldıracaktır.” (Hz. Mehdi’yi imamlığa geçirir) (Sahih-i Müslim, c. 1, s. 209)
Hz. İsa (as) ın, Hz. Mehdi (as)'ın birlikte. Namaz kılacağı yer hadislerde Beytül Makdis olarak geçmektedir. Ancak Hz. Mehdi (as) ile Hz. İsa (as) sadece Beytül Makdis'te değil, Kabe-i Şerif'te ve inşaAllah İstanbul'da da namaz kılacaklardır. Ve Hz. İsa (as) ile Hz. Mehdi. (as)'ın İstanbul'da namaz kılacakları yer muhtemelen Ayasofya olacaktır. En doğrusunu Allah bilir.
Allah'ın izniyle bu akşam canlı yayın yaptığımız bu mübarek meydan büyük bir coşku ve sevinçle dolacaktır. 2000 Yıl sonra tekrar yeryüzüne gelen mübarek bir peygamber ile bütün peygamberlerin müjdelediği Hz. Mehdi (as) bu meydanın sevinç ve neşeyle dolmasına vesile olacaklardır.
Hz. İsa (as) ile Hz. Mehdi (as)'ın, İslam ahlakını tüm dünyaya hakim etmesiyle birlikte ise tüm dünya yepyeni, aydınlık bir döneme kavuşacaktır. Tüm dünya gerçek sevginin, gerçek kardeşliğin ve gerçek dostluğun hakim olduğu, gerçek fikri ve demokrasi özgürlüğünün bulunduğu bir ortama kavuşacaktır. Sanatta, bilimde, teknolojide ve mimaride en ileri seviyeye ulaşılacaktır, inşaAllah.
Dünyanın adeta bir yangın yerine döndüğü, neredeyse tüm İslam ülkelerinin esaret altında olduğu, sevgisizliğin hakim olduğu şu günlerde duamız bu mutlu günlere bir an önce kavuşmaktır, inşaAllah. Tüm Müslümanlar da bu duayı canı gönülden yapmalı. Allah'tan İttihad-ı İslam'ı nasip etmesine ve Hz. İsa (as) ile Hz. Mehdi (as)’a bir an önce kavuşmayı nasip etmesi için dua etmelidir, inşaAllah.
Evet, bir sonraki programımızda görüşmek üzere. Hayırlı akşamlar.