MÜBAREK ŞEHİR İSTANBUL - ENDER ATAÇ, ÖNDER ATAÇ, TOPKAPI SARAYI (30 TEMMUZ 2011)

ÖNDER ATAÇ: Hayırlı akşamlar sevgili izleyenlerimiz.

ENDER ATAÇ: İyi akşamlar sayın izleyicilerimiz. A9 Televizyonu tarafından hazırlanıp-sunulan Mübarek Şehir İstanbul adlı programımızın bu akşamki bölümünü Topkapı Sarayı'nda gerçekleştiriyoruz.

Şanlı Osmanlı İmparatorluğu'nun 600 yıllık tarihinin 400 yılı boyunca devletin idari merkezi olarak kullanılan ve Osmanlı Padişahlarının yaşadığı Topkapı Sarayı'nın önündeyiz.

Bir zamanlar içinde 4000'e yakın insanın yaşadığı Topkapı Sarayı Fatih Sultan Mehmet tarafından 1478 yılında yapılmıştır. Abdülmecid'in Dolmabahçe Sarayı'nı yaptırmasına kadar da yaklaşık 380 sene boyunca devletin idari merkezi ve Osmanlı Padişahlarının resmi ikametgahı olmuştur.

ÖNDER ATAÇ: Kuruluş yıllarında yaklaşık 700 bin metrekarelik bir alanda yer alan sarayın bugünkü alanı ise 80 bin metrekaredir. Topkapı Sarayı 9 Ekim 1924 tarihinde Büyük Önder Atatürk'ün emriyle müze olarak ziyarete açılmıştır.

ENDER ATAÇ: Padişahlar tarafından terk edildikten sonra da içinde birçok görevlinin yaşadığı Topkapı Sarayı hiçbir zaman önemini kaybetmedi. Özellikle Ramazan ayı içerisinde Padişah ve ailesi tarafından ziyaret edilen Mukaddes Emanetler Dairesi'nin her yıl bakımının yapılmasına ayrı bir önem verildi.

ÖNDER ATAÇ: Söz mukaddes emanetler dairesinden açılmışken peygamber aşığı olan Osmanlı padişahlarının Peygamber Efendimiz (sav)’in mübarek emanetlerini nasıl özenle koruduklarını da anlatalım biraz izleyicilerimize.

Bugün genelde mukaddes emanetler dairesi olarak bilinen bölüm aslında sarayın has odası olarak inşa edilmiş ve padişahların özel kullanımları için ayrılmıştır. Has oda iki katlı ve dört mekan düzenine sahip bir yapıya sahiptir.

ENDER ATAÇ: 1808'den sonra Sultan II. Mahmut, has odasını tümüyle kutsal emanetlerin korumasına bıraktı. Odanın adı da Hz. Muhammed (sav)’in Hırka-ı Şerif'inin içine almasından dolayı Hırka-ı Saadet Dairesi veya Kutsal Emanetler Dairesi olarak da anılmaya başlandı. Bugün burada Hırka-ı Saadet ve Sandukası, Sancak-ı Şerif, Hz. Muhammed (sav)’in iki kılıcı ve yayı sergileniyor.

ÖNDER ATAÇ: Biraz da mübarek emanetlerin Osmanlı'ya geçişini hatırlayalım. Yavuz Sultan Selim'in Mısır'ın fethinden sonra Mekke'nin anahtarları ve mübarek emanetler Osmanlı devletine teslim edilmişti. Bu eşyaların bir bölümü o zaman İstanbul'a nakledilmişti. Bir bölümü ise Hz. Muhammed (sav)’in mezarında bırakılmıştı. Ayrıca zaman zaman Osmanlı padişahları ve diğer Müslümanlar tarafından buraya pek çok kıymetli eşya hediye edilmişti. 1. Dünya Savaşı sırasında Medine'nin boşaltılmasına karar verilince, orada bulunan kutsal emanetler de Topkapı Sarayı'na götürülmesi uygun görüldü.

ENDER ATAÇ: Kutsal emanetlerin bir kısmı ise padişahların şahsi hizmetini gören ve aynı zamanda üst düzey devlet hizmetleri için eğitilen şahıslar için kullanılan destimal odasında muhafaza edilmektedir. Destimal odasında bulunan mübarek emanetlerin bir kısmı şunlardır;

Kuran -ı Kerim'in vahiy katipleri tarafından yazılmış ilk örneklerinden olduğu tahmin eden Hümeze ve Tekasur Sureleri Hz. Muhammed (sav)’in mektupları, Hz. Osman (ra) şehit edildiği sırada okuduğu belirtilen Kuran-ı Kerim, Hz. Musa (as)’ın asası, Hz. İbrahim (as)’ın taş tenceresi, Hz. Davud (as)’ın kılıcı, Veysel Karani (ra)’ın külahı, yedi adet sakalı şerif, Peygamberimiz (sav)'in ayak izi, Hz. Osman (ra)’ın kılıcı, Sancak, Kelam-I Kadim mahfazaları, Mescid-i Aksa'nın ahşap kabartması, zemzem sürahileri, Kabe örtüsü, Hz. Yusuf (as)'a ait amame, destimal ve destimal kalıbı.

ÖNDER ATAÇ: Diğer bazı emanetler de zamanın Padişah'ın Enderun'daki Arz Ağaları ile görüştüğünde yer alan arzhanede saklanmaktadır. Hacer-ül Esvet'in altın mahfazası Hz. Muhammed (sav)’in Kıpti kavmi hükümdarı Mukavkıs'a gönderdiği mektubu, Peygamberimiz (sav)’in ayak izi, mührü, kabir toprağının dişinden toz haline gelmiş parçasının içerisinde yer aldığı mahfazaları, sakalı şerifleri ve içinde korundukları sakalı şerif mahfazaları bu emanetler arasındadır.

ENDER ATAÇ: Osmanlı Sultanlarının kutsal emanetlere verdikleri önemi gösteren örneklerden biri de her Ramazan'ın 15. Günü Padişah'ın mübarek emanetler için düzenlediği törendi. Her Ramazan'ın 15. Günü yaklaşırken Hz. Muhammed (sav)’in uzun ve geniş kollu hırkasının içerisinde yer aldığı sanduka revan odasında nakledilerek dairenin her tarafı süpürülüp-silinir, duvarlar gül suyuyla yıkanır ve misk ile kokulandırılırdı.

ÖNDER ATAÇ: Nihayet Ramazan ayının 15'i gelince bütün devlet erkanı, alimler, yeniçeri ve sipahi ağaları öğle namazına doğru Topkapı Sarayı'nın Bâb-ı Saâdet diye anılan kapının önünde toplanır ve Sadrazam'ın teşrifini beklerdi. Şeyhülislam Ayasofya Camii'ne gelmiş olduğu haberi saraya ulaştıktan sonra Sadrazam Bâb-ı Saâdet'de kendisini bekleyenlerin yanına gelir ve onlarla birlikte Ayasofya Camii'ye giderler. Padişah ise öğle namazını kendi dairesinde eda ederdi. Bu güzel gelenek yüzyıllar boyunca devam etti. Hırka-ı Saadet dairesinde Hz. Muhammed (sav)’in hırkaları hürmetine yüzyıllardır Kuran -ı Kerim'in tilavet edildiği de biliniyor. Bu güzel gelenek de Yavuz Sultan Selim tarafından başlatılmıştı. Yavuz Sultan Selim'in de içlerinde olduğu kırk hafız, Hayırların fethi, belaların defi için mübarek emanetlerin yanında Kuran -ı Kerim'de okurdu. Ekim 1996'dan itibaren bu gelenek yeniden canlandırıldı.

ENDER ATAÇ: MaşaAllah. Osmanlı Sultanlarımız, Peygamber Efendimiz (sav)'e hürmeti, saygısı ve sevgisi ne kadar büyük ve ne kadar önemli.

ÖNDER ATAÇ: Osmanlı Sultanlarının, Peygamberimiz (sav)’in emanetlerini bu kadar özenle korumalarının çok önemli bir sebebi daha var aslında. Onlar bu mübarek emanetlerin sadece birer bekçisi olduklarını, emanetlerin asıl sahibinin ise İstanbul'dan çıkacağını müjdelenen Hz. Mehdi (as) olduğunu biliyorlar.

ENDER ATAÇ: Çok önemli bir konuyu hatırlattın. Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde çok detaylı olarak Hz. Mehdi (as)’ın yanında mübarek emanetlerle birlikte çıkacağını anlatıyor. Mesela bir hadiste şu şekilde bildiriliyor: Nuaym bin Hammad Ebu Cafer'den şöyle rivayet etmiştir: “Hz. Mehdi (as), Peygamberimiz (sav)’in sancağı, gömleği, kılıcı, işaretleri, nuru ve güzel ifadesiyle yatsı vaktinde çıkar.” (Ali b. Sultan Muhammed el-Kari el-Hanefi, "Risaletül Meşreb elverdi fi mezhebil Mehdi")

 Bir diğer hadiste ise Hz. Mehdi (as)'ın kutsal emanetlerle birlikte çıkışı şöyle haber veriliyor: Abdullah bin Şurefe'den rivayet edildi ki: “Hz. Mehdi (as) 'ın beraberinde süslenmiş bir halde Peygamberimiz (sav)’in bayrağı olacaktır.”(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiy-il Ahir Zaman, s. 65) 

 Bu konuda bir başka bir hadiste ben okuyacağım inşaAllah: “Alametler gelince Hz. Mehdi (as)'ın beraberinde Allah Resulü'nün (sav) gömleği, kılıcı, sancağı bulunacaktır. O sancak ki Peygamberin (sav) vefatından bugüne kadar hiç açılmamıştır. Hz. Mehdi (as)’ın zuhuruna kadar da açılmayacaktır.”(Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 164) 

 Ahirzamanda ancak Hz. Mehdi (as) tarafından açacağı bildirilen bu sancağın önemli bir özelliği de, Peygamberimiz (sav)’in vefatından bugüne kadar hiç açılmamış olmasıdır. Günümüze kadar Osmanlı İmparatorluğu da dahil olmak üzere hiçbir devlet tarafından Peygamber Efendimiz (sav)’in zatına hürmeten açılmayan sandık, götürüldüğü savaşlarda ve törenlerde dahi kılıfından çıkarılmamıştır. 1400 yıldır bu şekilde muhafaza edilen sancak, Hz. Mehdi (as)’ın gelişiyle İslam ahlakının hakim olacağı dönemde açılmaya beklemektedir.

ÖNDER ATAÇ: Hiç kuşkusuz Hz. Mehdi (as)’ın, Sevgili Peygamberimiz (sav)’in emanetleriyle birlikte çıkışa tüm İslam aleminde büyük bir coşkuyla karşılanacaktır.

ENDER ATAÇ: Tabii asırlarca heyecanla beklediğimiz Hz. Mehdi (as)'ın, teberrüken Peygamber Efendimiz (sav)’in hırkasını ve kılıcını kuşanmış bir şekilde görmek ne büyük heyecan ve ne büyük bir sevinçtir.

ÖNDER ATAÇ: İnşaAllah. O gün inşaAllah merkezi İstanbul olan bir bayram günü yaşanacaktır.

ENDER ATAÇ: Allah, İslam aleminin ve tüm dünyanın kurtuluşunu müjdeleyen o günü görmemizi bir an önce nasip etsin, inşaAllah. Allah bizleri bir an önce Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as)'a kavuştursun. İttihad-ı İslam'ı bir an önce gerçekleştirsin, inşaAllah.

ÖNDER ATAÇ: Sahibini bekleyen kutsal emanetlerin bulunduğu Topkapı Sarayı'nda yaptığımız programımızın sonuna geldik. A9 Televizyonu tarafından hazırlanıp-sunulan Mübarek Şehir İstanbul adlı programımızın bu akşam da sonuna geldik. İstanbul'un başka bir tarihi mekanında tekrar buluşmak dileğiyle herkese hayırlı akşamlar diliyorum.