MÜBAREK ŞEHİR İSTANBUL - ENDER ATAÇ, ÖNDER ATAÇ, EDİRNEKAPI (26 TEMMUZ 2011)
ÖNDER ATAÇ: İyi akşamlar sayın izleyicilerimiz. Mübarek Şehir İstanbul adlı programımıza hoş geldiniz. Tüm izleyenlerimize iyi akşamlar diliyorum.
ENDER ATAÇ: Bu akşam canlı yayınımızı Fatih'in İstanbul'a girdiği Edirnekapı surlarında gerçekleştiriyoruz. Bu surlar Bizans devrinde şehrin merkezinin çevreleyen 22 kilometrelik surun ayakta kalan kısmı. Aslında İstanbul surlarının bilinen uzunluğu 22 kilometredir. Haliç surları olarak bilinen kısım 5,5 kilometre. Kara surları 7,5 km ve Marmara surları da 9 km'dir.
ÖNDER ATAÇ: 5. Yüzyılda inşasına başlanan bu surlar zaman zaman depremler nedeniyle yıkılmıştır. Ancak daha sonra yeniden inşa edilmiştir.
ENDER ATAÇ: İstanbul surları boyunca ana ve yan kapılar vardır. Önünde bulunduğumuz sura ve bu semte adını veren Edirnekapı da surların en geniş kapılarından biridir. Diğer sur kapılarının yan yana iki araba dahi geçemeyeceği darlıktadır.
ÖNDER ATAÇ: Bizans döneminde kapının merasim kapısı olarak kullanıldığı bilinmektedir.
ENDER ATAÇ: Ancak bu kapıyı asıl önemli kılan Osmanlı Devleti'nin İstanbul'u fetih sırasında ilk ilerlemeyi bu kapıdan sağlamış olmasıdır. Fatih'in ordusu tarafından 29 Mayıs 1453 Salı günü surlara umumi bir hücum başlamıştır. En şiddetli savaşlar bu cephede cereyan ederken zaferin imanı ile şehri kuşatan Türk ordusunun sebatı Bizans'la beraber Ortaçağ'da kapatmıştır.
ÖNDER ATAÇ: Bu amansız hücum neticesinde en fazla tahribat burada Edirnekapı kısmında meydana gelmiştir. Nihayet şehri ele geçiren Fatih'in muzaffer orduları şehre Edirnekapı'dan girmişlerdir. Fatih bu kapıdan muhteşem bir alayla şehre girerek Ayasofya camine gitmiş ilk namazını orada kılmıştır.
ENDER ATAÇ: Bu programımızda İstanbul'un tarihi mekanlarını gezerken bir yandan da şehrin şanlı tarihini yeniden anıyoruz. Ancak daha da önemlisi mübarek şehri bekleyen kutlu müjdeleri hatırlatıyoruz. 1453'te fethedilen İstanbul içinde bulunduğumuz çağda Mehdi (as) vesilesiyle gerçek güzelliğine ve değerine kavuşacak.
ÖNDER ATAÇ: Evet, Mehdiyet'in insanlığa sunacağı güzelliğin temelinde o mübarek şahıs vesilesiyle Kuran ahlakının tam yaşanacak olması vardır. Hadislerde bildirildiği gibi Mehdi (as) İstanbul'a sonradan dahil edilmiş tüm batıl inançları ve hurafeleri kaldıracak, dinin Resulullah (sav) dönemindeki gibi yaşanmasını sağlayacaktır.
ENDER ATAÇ: Evet, söylediğim bu konu çok önemli. Hadislerde de Peygamberimiz (sav) defalarca bildirmiş bizlere. Onun hadislerinden biraz okuyorum. Hz. “Peygamberimiz (sav) en başta İslam'ı nasıl ayakta tuttuysa Hz. Mehdi (as) da en sonunda aynı şekilde İslam'ı ayakta tutacaktır.” (El-Kavlu-l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s.27) Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 20)
Bir diğer hadiste de “Hz. Mehdi (as)’ın kaldırmadık bidat kalmayacaktır. Ahir zamanda aynı Peygamberimiz (sav) gibi dinin icaplarını yerine getirecektir” deniliyor. (Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri,s. 163)
Bildiğiniz gibi bidat dinin aslında olmadığı halde dine dahil edilen batıl adetler demektir. Demek ki Hz. Mehdi (as) tüm hurafeleri ve yanlış inanışları tam olarak ortadan kaldıracaktır.
ÖNDER ATAÇ: Bir diğer hadiste ise Hz. Mehdi (as) bu özelliği şöyle anlatıyor: “Resulullah (sav) her yaptığını o da Hz. Mehdi (as) da yapacaktır. Resulullah (sav) cahiliyet temellerini yıktığı gibi o da Hz. Mehdi (as) da önceki temelleri yıkacaktır. O Hz. Mehdi (as) İslam'ı yeniden baştan alacaktır.”(Mikyalu'l Mekarim, c.1, s.57)
Hz. Mehdi (as) zuhur ettiğinde aynı Peygamberimiz (sav)’in yaptığı gibi o dönemin tüm inkarcı sistemlerini fikren mağlup edecek, geçersizliğini insanlara gösterecek. Ardından da İslam ahlakının Peygamberimiz (sav)’in dönemindeki gibi özüne tam uygun şekilde tüm bidatlerden, gerçek dış uygulamalardan arınmış haliyle yaşanmasına vesile olacaktır.
ENDER ATAÇ: Hz. Mehdi (as) döneminde yani ahir zamanda bazı insanlar Kuran’ı kendi nefislerine göre, kendi çıkarlarına göre yorumlayacaklar. Hz. Mehdi (as) ise insanlara Kuran ayetlerinin gerçek anlamlarını açıklayacaktır. İnsanların Kuran ayetlerinden Peygamberimiz (sav)'in sünnetinden manen uzaklaştıkları bu dönemde onlara ayetlerin gerçek anlamlarını açıklayacaktır. Bu gerçek hadiste şöyle haber verilir: “İnsanlar Kuran'ı kendi nefislerine göre yorumladıkları zaman Hz. Mehdi (as) Onların düşüncelerini Kuran'a doğru yönlendirip, onu Kuran'ın gerçeklerinin hizmetine sunacak. Sonra size kitap ve sünnetin nasıl unutulduğunu gösterecek ve onun canlı anlamlarına ihya edecek.”(Nehcü'l Belağa, hutbe 134)
ÖNDER ATAÇ: Tüm bunlar Hz. Mehdi (as)'ın insanların ahlakının mükemmel hale gelmesine, insanların samimi olmalarına vesile gösterecektir. Nitekim Hz. Mehdi (as) devrinde insanların ahlakında güzelleşme olacağı hadislerde haber veriliyor. Örneğin bir hadiste şu şekilde bildiriliyor: “İmam Mehdi (as) lütfu ile insanların idrakı mükemmelleştirilecek ve ahlakları bütünleştirilecektir.” (Bihar-ül Envar, cilt 52, s. 328 & 336)
Bir diğer hadiste ise bu devirdeki ahlaki mükemmellik şöyle anlatılıyor: “Hz. Mehdi (as) döneminde gerçek dostluk olacaktır ve bu öyle bir boyutta olacaktır ki inananlardan biri diğerlerin servetini onun izni almaksızın alacak ve diğerinin umurunda bile olmayacaktır.” (Bihar-ül Envar, cilt 52, s. 372)
ENDER ATAÇ: “Hz. Mehdi (as) devrindeki güzellikler o kadar benzersiz ki hadislerde bildirdiğine göre yerdeki ve gökteki hayvanlar dahi ondan razı olacaktır” diyor Peygamber Efendimiz (sav). (El-Kavl u'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, sf. 31)
Hatta hadislerde “mezardakiler dirilere imreneceği” biz de bu devirde yaşayacağız diyecekleri ifade edilir. Bu nedenledir ki Ashab-ı Kiram döneminden itibaren Müslümanlar hasretle Hz. Mehdi (as)’ın gelişini beklemişler ve Allah'tan bu dönemde yaşayanlardan olmayı dilemişlerdir.
ÖNDER ATAÇ: Elhamdülillah. Allah bizleri nesiller boyunca şevkle beklenen bu güzel günlerde yaşatıyor.
ENDER ATAÇ: Peki, bize düşen görev nedir? Bize düşen görev ve sorumluluk da böyle bir önemli dönemde olduğumuzun bilincinde olmak ve şu an görev başında olan Hz. Mehdi (as)'a kavuşmak için hem dualarımızla hem de çalışmalarımızla çaba göstermektir.
Bu akşam da size Edirnekapı surlarından seslendik ve Mehdiyet'i müjdeledik. İstanbul'un başka bir güzel köşesinde yeniden buluşmak dileğiyle herkese hayırlı akşamlar diliyoruz.