Sayın Adnan Oktar'ın 4 Mart 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
Sayın Adnan Oktar'ın 4 Mart 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
01:16 Videolar
02:43 Videolar
01:20 Videolar
01:38 Videolar
01:24 Videolar
00:57 Videolar
02:14 Videolar
02:10 Videolar
03:43 Videolar
01:36 Videolar
01:25 Videolar
01:10 Videolar
01:28 Videolar
00:43 Videolar
01:10 Videolar
00:53 Videolar
00:45 Videolar
00:56 Videolar
01:06 Videolar
02:14 Videolar
01:01 Videolar
00:40 Videolar
00:37 Videolar
01:30 Videolar
01:01 Videolar
Bu videoda, evlilik kurumunun sadece bir birliktelik değil, karşılıklı sorumluluk içeren bir ibadet olduğu vurgulanmaktadır. Eşlerin birbirlerine karşı güzel ahlak sergilemelerinin gerekliliği, her iki tarafın da Allah'ın ruhunu taşıdığı gerçeğiyle açıklanmaktadır. Geleneksel yaklaşımların aksine, nezaket ve sevginin tek taraflı değil, karşılıklı bir sorumluluk olduğu ifade edilmektedir.
Evlilikte eşlerin birbirlerine Allah'ın ahlakını yansıtmaları ve merhamet göstermeleri, bir ibadet şuuruyla hareket etmeyi gerektirir. Her iki eş de Allah'ın ruhunu taşıdığı için birbirlerine karşı gösterdikleri güzel ahlak, Allah'ın rızasını kazanmaya vesile olan bir ameldir.
İslam'a göre eşler, birbirlerine karşı nazik, şefkatli ve merhametli olmakla yükümlüdür. Güzel ahlakın tek bir tarafa özgü değil, karşılıklı olması gerekir; çünkü İslam'da evlilik bir sevgi ve saygı birlikteliğidir.
Geleneksel sistemde eşlerden birinin diğerini sadece maddi ihtiyaçları karşılayan bir konumda görmesi ve bu durumu baskı aracı yapması büyük bir hatadır. İslam'da bu tür bir bakış açısı reddedilir, çünkü her iki taraf da kendi sorumluluklarını Allah'a karşı bir görev bilinciyle yerine getirmelidir.
Hayır, eşlerin birbirlerinin ihtiyaçlarını karşılaması bir lütuf değil, İslam'ın yüklediği doğal bir sorumluluktur. Her şey Allah'ın takdiriyle gerçekleştiği için, yapılan hizmetler veya sağlanan imkanlar karşılığında kötü muamele göstermek İslam ahlakıyla bağdaşmaz.
Bu videoda, evlilik kurumunun sadece bir birliktelik değil, karşılıklı sorumluluk içeren bir ibadet olduğu vurgulanmaktadır. Eşlerin birbirlerine karşı güzel ahlak sergilemelerinin gerekliliği, her iki tarafın da Allah'ın ruhunu taşıdığı gerçeğiyle açıklanmaktadır. Geleneksel yaklaşımların aksine, nezaket ve sevginin tek taraflı değil, karşılıklı bir sorumluluk olduğu ifade edilmektedir.
Evlilikte eşlerin birbirlerine Allah'ın ahlakını yansıtmaları ve merhamet göstermeleri, bir ibadet şuuruyla hareket etmeyi gerektirir. Her iki eş de Allah'ın ruhunu taşıdığı için birbirlerine karşı gösterdikleri güzel ahlak, Allah'ın rızasını kazanmaya vesile olan bir ameldir.
İslam'a göre eşler, birbirlerine karşı nazik, şefkatli ve merhametli olmakla yükümlüdür. Güzel ahlakın tek bir tarafa özgü değil, karşılıklı olması gerekir; çünkü İslam'da evlilik bir sevgi ve saygı birlikteliğidir.
Geleneksel sistemde eşlerden birinin diğerini sadece maddi ihtiyaçları karşılayan bir konumda görmesi ve bu durumu baskı aracı yapması büyük bir hatadır. İslam'da bu tür bir bakış açısı reddedilir, çünkü her iki taraf da kendi sorumluluklarını Allah'a karşı bir görev bilinciyle yerine getirmelidir.
Hayır, eşlerin birbirlerinin ihtiyaçlarını karşılaması bir lütuf değil, İslam'ın yüklediği doğal bir sorumluluktur. Her şey Allah'ın takdiriyle gerçekleştiği için, yapılan hizmetler veya sağlanan imkanlar karşılığında kötü muamele göstermek İslam ahlakıyla bağdaşmaz.