Sayın Adnan Oktar'ın 29 Ocak 2018 tarihli A9 TV röportajından
Sayın Adnan Oktar'ın 29 Ocak 2018 tarihli A9 TV röportajından
02:00 Videolar
01:07 Videolar
01:02 Videolar
00:30 Videolar
00:43 Videolar
00:23 Videolar
01:27 Videolar
00:41 Videolar
06:07 Videolar
01:17 Videolar
00:53 Videolar
01:28 Videolar
00:49 Videolar
01:28 Videolar
01:37 Videolar
03:11 Videolar
10:42 Videolar
01:06 Videolar
00:32 Videolar
04:45 Videolar
03:00 Videolar
01:17 Videolar
01:33 Videolar
00:25 Videolar
02:30 Videolar
Bu videoda insanların sergilediği inatçı tutumların kökeninde yer alan büyüklenme hissi ve enaniyet konusu ele alınmaktadır. İnsanın kendi aklını Allah'ın takdirinin üzerinde görmeye çalışmasının getirdiği tehlikelere dikkat çekilerek, bu tür olumsuz karakter özelliklerinin iman ahlakı ile nasıl bağdaşmadığı üzerinde durulmaktadır.
İnatçılığın altında genellikle enaniyet, büyüklenme hissi ve kişinin kendi iradesini Allah'ın takdirinden üstün görme yanılgısı yatmaktadır.
Büyüklenme hissi içindeki kişiler, Allah'ın yarattığı düzeni kendi akıllarınca sorgulama ve eleştirme hatasına düşerek yaratma sanatına karşı saygısız bir tavır sergileyebilirler.
İnatçılık, İslam ahlakına göre çok çirkin bir huydur; müminin sahip olması gereken tevekkül ve teslimiyet ilkeleriyle tamamen zıt bir karakter yapısını temsil eder.
Bu videoda insanların sergilediği inatçı tutumların kökeninde yer alan büyüklenme hissi ve enaniyet konusu ele alınmaktadır. İnsanın kendi aklını Allah'ın takdirinin üzerinde görmeye çalışmasının getirdiği tehlikelere dikkat çekilerek, bu tür olumsuz karakter özelliklerinin iman ahlakı ile nasıl bağdaşmadığı üzerinde durulmaktadır.
İnatçılığın altında genellikle enaniyet, büyüklenme hissi ve kişinin kendi iradesini Allah'ın takdirinden üstün görme yanılgısı yatmaktadır.
Büyüklenme hissi içindeki kişiler, Allah'ın yarattığı düzeni kendi akıllarınca sorgulama ve eleştirme hatasına düşerek yaratma sanatına karşı saygısız bir tavır sergileyebilirler.
İnatçılık, İslam ahlakına göre çok çirkin bir huydur; müminin sahip olması gereken tevekkül ve teslimiyet ilkeleriyle tamamen zıt bir karakter yapısını temsil eder.