Sayın Adnan Oktar'ın 7 Mart 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
Sayın Adnan Oktar'ın 7 Mart 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
00:51 Videolar
00:56 Videolar
02:28 Videolar
02:55:14 Videolar
01:01:21 Videolar
02:04:33 Videolar
01:13 Videolar
00:47 Videolar
01:12 Videolar
01:44 Videolar
03:11 Videolar
00:28 Videolar
03:54 Videolar
02:37 Videolar
01:53 Videolar
03:11 Videolar
01:30 Videolar
00:44 Videolar
01:05 Videolar
05:24 Videolar
00:43 Videolar
01:00 Videolar
01:31 Videolar
00:52 Videolar
01:27 Videolar
Bu videoda, iç huzurunu daima koruyabilmenin temel yolunun Allah'ın büyüklüğünü derinlemesine kavramak olduğu anlatılmaktadır. Allah'ın sonsuz gücünü ve kader üzerindeki hakimiyetini doğru anlamanın, tevekkülün yanlış tanımlanan pasif bir durum değil, Allah'ın mükemmel adaletine tam teslimiyet olduğu vurgulanmaktadır.
İç huzuruna ulaşmak için Allah'ın büyüklüğünü derinlemesine düşünmek ve bunu unutmamak gerekir. Allah'ın kâinattaki tecellilerini, atomun yapısını veya renklerin yaratılışını tefekkür ederek O'nun sonsuz kudretini idrak etmek, manevi huzurun temelini oluşturur.
Tevekkül genellikle çaresizlik, pasiflik veya her türlü olumsuzluğa boyun eğmek gibi yanlış bir imajla algılanmaktadır. Oysa gerçek tevekkül, Allah'ın kader üzerindeki mutlak hakimiyetini ve O'nun sonsuz aklının mükemmelliğini kesin bir bilgiyle bilmektir.
Allah'ın büyüklüğünü kavramak için sadece dille ifade etmek yeterli değildir; bunun için kâinatın derinliklerine bakmak gerekir. Atomların yapısından insan ruhuna, çevremizdeki renklerden doğadaki mükemmel düzene kadar her detay, Allah'ın sınırsız yaratma sanatını gösteren birer delildir.
Kader, Allah'ın sonsuz aklının kâinattaki en mükemmel ve düzgün uygulamasıdır. İnsanlar kaderi çoğunlukla ne geleceği belli olmayan veya sadece boyun eğilmesi gereken bir durum gibi düşünse de, o aslında her anı Allah tarafından kontrol edilen kusursuz bir planın ifadesidir.
Bu videoda, iç huzurunu daima koruyabilmenin temel yolunun Allah'ın büyüklüğünü derinlemesine kavramak olduğu anlatılmaktadır. Allah'ın sonsuz gücünü ve kader üzerindeki hakimiyetini doğru anlamanın, tevekkülün yanlış tanımlanan pasif bir durum değil, Allah'ın mükemmel adaletine tam teslimiyet olduğu vurgulanmaktadır.
İç huzuruna ulaşmak için Allah'ın büyüklüğünü derinlemesine düşünmek ve bunu unutmamak gerekir. Allah'ın kâinattaki tecellilerini, atomun yapısını veya renklerin yaratılışını tefekkür ederek O'nun sonsuz kudretini idrak etmek, manevi huzurun temelini oluşturur.
Tevekkül genellikle çaresizlik, pasiflik veya her türlü olumsuzluğa boyun eğmek gibi yanlış bir imajla algılanmaktadır. Oysa gerçek tevekkül, Allah'ın kader üzerindeki mutlak hakimiyetini ve O'nun sonsuz aklının mükemmelliğini kesin bir bilgiyle bilmektir.
Allah'ın büyüklüğünü kavramak için sadece dille ifade etmek yeterli değildir; bunun için kâinatın derinliklerine bakmak gerekir. Atomların yapısından insan ruhuna, çevremizdeki renklerden doğadaki mükemmel düzene kadar her detay, Allah'ın sınırsız yaratma sanatını gösteren birer delildir.
Kader, Allah'ın sonsuz aklının kâinattaki en mükemmel ve düzgün uygulamasıdır. İnsanlar kaderi çoğunlukla ne geleceği belli olmayan veya sadece boyun eğilmesi gereken bir durum gibi düşünse de, o aslında her anı Allah tarafından kontrol edilen kusursuz bir planın ifadesidir.