A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500
Yerleştir
01:02:01 Videolar
58:00 Videolar
01:03:11 Videolar
01:05:03 Videolar
30:12 Videolar
01:09:37 Videolar
42:58 Videolar
57:11 Videolar
43:21 Videolar
01:06:35 Videolar
45:17 Videolar
52:06 Videolar
01:51 Videolar
02:22 Videolar
02:28 Videolar
22:57 Videolar
52:34 Videolar
50:09 Videolar
43:51 Videolar
35:50 Videolar
27:45 Videolar
01:18 Videolar
46:07 Videolar
01:02:34 Videolar
46:34 Videolar
Bu videoda hukuk profesörü Prof. Dr. Anıl Çeçen, adalet kavramının tarihsel ve toplumsal koşullara göre nasıl değişkenlik gösterebileceğini analiz etmektedir. Mutlak adalet anlayışına karşı görelilik prensibini savunan bu videoda, Türkiye'nin çağdaş hukuk sistemini kurarken Avrupa hukuk birikiminden nasıl yararlandığı ve güçlü bir yargı için devletin bekasının önemi üzerinde durulmaktadır.
- Adalet kavramı ülkeden ülkeye, zamandan zamana ve ideolojilere göre değişebilen görece bir olgudur.
- Hukuk düzeni hem mevcut kuralları uygulamalı hem de daha adil bir sistem arayışını bir ideal olarak korumalıdır.
- Güçlü ve yansız bir yargı için devletin kendi gücünü ve bütünlüğünü koruması zorunludur.
- Türkiye Cumhuriyeti'nin çağdaş hukuk sistemine kavuşmasında Avrupa hukuk birikiminden yapılan transferlerin büyük etkisi olmuştur.
- Atatürk, Ankara Hukuk Fakültesi'ni Cumhuriyet'in temel kurumsal dayanağı ve teminatı olarak görmüştür.
Adalet kavramı neden mutlak değil de değişken olarak tanımlanır? +
Adalet anlayışı coğrafi, tarihsel ve ideolojik kriterlere göre farklılık gösterir. Yerel kültürel kodlar, zamanın değişen şartları ve benimsenen hukuki ekoller, adaletin mutlak bir kavram olmaktan ziyade şartlara göre şekillenen bir ideal olduğunu kanıtlar.
Güçlü bir yargı sistemi için hangi temel koşul gereklidir? +
Güçlü bir yargı, ancak güçlü bir devlet yapısı içerisinde var olabilir. Devletin zayıfladığı veya iç yapısında çekişmelerin yaşandığı durumlarda yargı organlarının objektifliğini koruması ve bağımsız karar alması zorlaşır.
Hukukta norm ve adalet arayışı arasındaki denge nasıl kurulmalıdır? +
Hukuk sistemi sadece yürürlükteki kurallara (normlara) hapsedilmemelidir. Kurallar hayata ayak uydurmakta yetersiz kalabildiğinden, mevcut düzenin uygulanması ile geleceğe dönük daha adil bir toplum arayışı arasında bir denge sağlanmalıdır.
Özet
Bu videoda hukuk profesörü Prof. Dr. Anıl Çeçen, adalet kavramının tarihsel ve toplumsal koşullara göre nasıl değişkenlik gösterebileceğini analiz etmektedir. Mutlak adalet anlayışına karşı görelilik prensibini savunan bu videoda, Türkiye'nin çağdaş hukuk sistemini kurarken Avrupa hukuk birikiminden nasıl yararlandığı ve güçlü bir yargı için devletin bekasının önemi üzerinde durulmaktadır.
Önemli Noktalar
- Adalet kavramı ülkeden ülkeye, zamandan zamana ve ideolojilere göre değişebilen görece bir olgudur.
- Hukuk düzeni hem mevcut kuralları uygulamalı hem de daha adil bir sistem arayışını bir ideal olarak korumalıdır.
- Güçlü ve yansız bir yargı için devletin kendi gücünü ve bütünlüğünü koruması zorunludur.
- Türkiye Cumhuriyeti'nin çağdaş hukuk sistemine kavuşmasında Avrupa hukuk birikiminden yapılan transferlerin büyük etkisi olmuştur.
- Atatürk, Ankara Hukuk Fakültesi'ni Cumhuriyet'in temel kurumsal dayanağı ve teminatı olarak görmüştür.
Sıkça Sorulan Sorular
Adalet kavramı neden mutlak değil de değişken olarak tanımlanır?
Adalet anlayışı coğrafi, tarihsel ve ideolojik kriterlere göre farklılık gösterir. Yerel kültürel kodlar, zamanın değişen şartları ve benimsenen hukuki ekoller, adaletin mutlak bir kavram olmaktan ziyade şartlara göre şekillenen bir ideal olduğunu kanıtlar.
Güçlü bir yargı sistemi için hangi temel koşul gereklidir?
Güçlü bir yargı, ancak güçlü bir devlet yapısı içerisinde var olabilir. Devletin zayıfladığı veya iç yapısında çekişmelerin yaşandığı durumlarda yargı organlarının objektifliğini koruması ve bağımsız karar alması zorlaşır.
Hukukta norm ve adalet arayışı arasındaki denge nasıl kurulmalıdır?
Hukuk sistemi sadece yürürlükteki kurallara (normlara) hapsedilmemelidir. Kurallar hayata ayak uydurmakta yetersiz kalabildiğinden, mevcut düzenin uygulanması ile geleceğe dönük daha adil bir toplum arayışı arasında bir denge sağlanmalıdır.