Sayın Adnan Oktar'ın 17 Mart 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
Sayın Adnan Oktar'ın 17 Mart 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
00:51 Videolar
02:11 Videolar
00:56 Videolar
02:28 Videolar
02:55:14 Videolar
01:01:21 Videolar
02:04:33 Videolar
02:36:23 Videolar
04:00:52 Videolar
01:12 Videolar
04:05 Videolar
00:53 Videolar
01:44 Videolar
01:16 Videolar
01:52 Videolar
00:38 Videolar
00:36 Videolar
01:33 Videolar
10:03 Videolar
01:27 Videolar
01:22 Videolar
01:34 Videolar
06:01 Videolar
01:21 Videolar
01:27 Videolar
Bu videoda insanın kendi nefsi veya kabiliyetleri üzerinden güçlü ya da zayıf olduğu yönünde iddialarda bulunmasının yanlışlığı ve şirk riski üzerinde durulmaktadır. Tüm güç ve kuvvetin yalnızca Allah'a ait olduğu vurgulanırken, insanın kendi özelliklerini putlaştırmaması gerektiği anlatılmaktadır. Videoda müminin her türlü başarısının ve gücünün Allah'ın dilemesiyle gerçekleştiği hatırlatılmaktadır.
İnsan, gücü kendi nefsi veya yetenekleri üzerinden sahiplendiğinde, Allah'ın mutlak hakimiyetini göz ardı etmiş olur. Tüm güç ve kuvvet yalnızca Allah'ın elindedir, bu nedenle gücü kendine atfetmek şirk riskini beraberinde getirir.
Kendi zayıflıklarını vurgulayan bir kişi, aslında gücün Allah'tan geldiği gerçeğini unutarak kendi üzerinde bir hüküm vermektedir. Mümin, Allah'ın dilediği her şeyi değiştirmeye ve güçlendirmeye kadir olduğuna iman ettiği için zayıflık iddiasında bulunmaz.
Akıl, beyinden bağımsız olarak Allah tarafından yaratılan bir nimettir. İnsanın beyni veya zekayı putlaştırması hatalıdır; çünkü beyin sadece bir maddedir, akıl ise doğrudan Allah'ın yaratmasıyla var olur.
Mümin kendi kendine bir güce sahip olmadığını bilir. Her türlü başarı, dayanıklılık veya yetenek, ancak Allah'ın dilemesi ve O'nun gücü sayesinde gerçekleşir. Dolayısıyla güç, Allah'ın kuluna bahşettiği bir emanettir.
Bu videoda insanın kendi nefsi veya kabiliyetleri üzerinden güçlü ya da zayıf olduğu yönünde iddialarda bulunmasının yanlışlığı ve şirk riski üzerinde durulmaktadır. Tüm güç ve kuvvetin yalnızca Allah'a ait olduğu vurgulanırken, insanın kendi özelliklerini putlaştırmaması gerektiği anlatılmaktadır. Videoda müminin her türlü başarısının ve gücünün Allah'ın dilemesiyle gerçekleştiği hatırlatılmaktadır.
İnsan, gücü kendi nefsi veya yetenekleri üzerinden sahiplendiğinde, Allah'ın mutlak hakimiyetini göz ardı etmiş olur. Tüm güç ve kuvvet yalnızca Allah'ın elindedir, bu nedenle gücü kendine atfetmek şirk riskini beraberinde getirir.
Kendi zayıflıklarını vurgulayan bir kişi, aslında gücün Allah'tan geldiği gerçeğini unutarak kendi üzerinde bir hüküm vermektedir. Mümin, Allah'ın dilediği her şeyi değiştirmeye ve güçlendirmeye kadir olduğuna iman ettiği için zayıflık iddiasında bulunmaz.
Akıl, beyinden bağımsız olarak Allah tarafından yaratılan bir nimettir. İnsanın beyni veya zekayı putlaştırması hatalıdır; çünkü beyin sadece bir maddedir, akıl ise doğrudan Allah'ın yaratmasıyla var olur.
Mümin kendi kendine bir güce sahip olmadığını bilir. Her türlü başarı, dayanıklılık veya yetenek, ancak Allah'ın dilemesi ve O'nun gücü sayesinde gerçekleşir. Dolayısıyla güç, Allah'ın kuluna bahşettiği bir emanettir.