DECCAL'İN HZ. İSA VE HZ. MEHDİ'NİN TANINMALARINI ENGELLEME ÇABALARI

Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde ahir zamanda ortaya çıkacak olan deccalin çeşitli batıl yöntemler kullanarak insanların Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as)’ı tanımalarına ve onlara uymalarına engel olmaya çalışacağı bildirilmektedir. Hadislerdeki işaretlere göre Deccal'in bu amaçla kullanacağı yöntemlerden biri insanların nefislerine ve hevalarına hitap ederek onları etkisi altına alması ve böylece dilediği gibi yönlendirmesi olacaktır. Bunun için insanların nefislerine hoş gelebilecek her türlü araç ve yöntemi kullanarak kendisini sevdirmeye ve sempatik göstermeye çalışacaktır. Bu çabaları sonucunda insanlar onu nefsen sevecekleri için ahlaken sevmeye gerek duymayacaklardır.

Deccal, insanları etkisi altına alabilmek için çeşitli ikna ve telkin metotları kullanacaktır. Bediüzzaman, bir sözünde Deccal'in bir takım hipnoz yöntemleri kullanarak çevresindeki insanları etkisi altına alacağını belirtmektedir.

“Onların başına geçen en büyükleri, ispritizma ve manyetizmanın hadisatı nev’inden (hipnoz ve ruhlarla bağlantı tarzındaki olaylarla) müthiş harikalara mazhar olan (sahip olan) Deccal ise, daha ileri gidip, cebbarane Suri hükümetini (zor ve baskıya dayalı, aslı olmayan hakimiyetini) bir nevi rububiyet tasavvur edip (Rab gibi düşünüp) uluhiyetini (ilahlığını) ilan eder.” (Mektubat, s. 55)

Deccal, çeşitli ikna metotlarıyla ve sürekli tekrarlayacağı telkinlerle insanlar üzerinde adeta bir hipnoz etkisi oluşturacaktır. Bu hipnoz etkisini elde edebilmek için ise çok çeşitli yöntemlere başvuracak, farklı hipnoz türlerini kullanacaktır. İnsanların nefislerine hoş gelen ortamlardan yararlanacak ve bu telkinleri insanlara kolaylıkla kabul ettirebilmek için her türlü aracı kullanacaktır. Televizyon, film, resim, sanat, estetik ya da büyük konserlerdeki müzik ve ritim gücü gibi araçları kullanarak insanlar üzerinde bu hipnoz etkisini oluşturmaya çalışacaktır. Bu gibi ortamların nefislerine hoş gelmesi, insanların Deccal'in fitnesini görmelerini engelleyecek ve onun telkinlerini kolaylıkla kabullenmelerini sağlayacaktır. Üzerlerinde oluşan hipnoz etkisi nedeniyle nefislerini memnun eden bu ortamlarda din aleyhinde yapılan konuşmaları son derece makul karşılayacak, deccalin sürekli tekrarlama yoluyla verdiği telkinleri sorgusuzca kabulleneceklerdir.

Deccal ayrıca insanları içki, fuhuş, cinsi sapkınlık gibi her türlü dejenerasyonu yaşamaya özendirecek ve çağırdığı bu sapkınlıklara eğilimli insanları bir arada toplayarak çevresinde adeta geniş bir kitle kulübü oluşturacaktır. Deccal'in çağırdığı sapkınlıklara müptela olan insanların bir araya gelmesi sonucunda ise mecburi bir ittifak oluşacaktır. Bu geniş ittifakı oluşturan kişiler birbirlerini koruyup-kollayan ve kendilerinden olmayana karşı bir güç birliği ile karşı koyan nefsani bir yapıya dönüşecektir. Deccal de nefsani çıkarlar üzerine kurulan bu kitleyi kendi kötü amaçları doğrultusunda istediği gibi kullanıp yönlendirebilecektir.

Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as)’ın tanınmamalarında ve geniş kitlelerin onların karşısında olmasında Deccal'in bu yöntemlerinin büyük etkisi olacaktır. Deccal'in etkisi altına giren bu insanlar, Hz. İsa (as)ve Hz. Mehdi (as)’ın üstün özelliklerini açıkça görecekleri halde onları fark edemeyecek ya da Deccal'in kendilerine sunduğu çıkar ortamına zarar gelmesinden korkarak, bilerek onlardan uzak duracaklardır.

Hz. İsa (as)’ın Çok Az Sayıda Kişi Tarafından Tanınması

Deccal'in bu olumsuz faaliyetleri ve propaganda taktikleri sonucunda yeryüzüne döndüğü ilk yıllarda Hz. İsa (as)’ı tanıyabilecek insanların sayısının çok az olacağını Bediüzzaman da sözlerinde haber vermiştir.

“Hz. İsa (as) geldiği vakit herkes onun hakiki İsa olduğunu bilmek lazım değildir. Onun mukarreb ve havassı (derin imanlı yakın talebeleri), nur-u imanla (imanın ışığı ile) onu tanır. Yoksa bedahet derecesinde (birdenbire ve açıkça) herkes onu tanımayacaktır.” (Mektubat, s. 60)

Said Nursi bir başka sözünde ise Hz. İsa (as)’ın toplumun büyük kesimi tarafından tanınmayacağını şöyle açıklamıştır:

“Hatta Hz. İsa (as)'ın nüzulü (inişi) dahi ve kendisi İsa (as) olduğu nur-u imanın (imanın ışığı) dikkatiyle bilinir, herkes bilemez.” (Şualar, s. 487)

Bediüzzaman'ın bu sözüne göre Hz. İsa (as) yeryüzüne ilk geldiği zaman kendisi de Hz. İsa (as) olduğunu bilmeyecek ancak daha sonra farkına varacaktır. Talebeleri de onu ancak imanın nuruyla tanıyabileceklerdir. Ancak toplumun geneli açıkça onun Hz. İsa (as) olduğunu bilmeyecektir.

Hz. İsa (as)’ın Cemaatinin Sayısı Çok Az Olacaktır

İlk zamanlarda Hz. İsa (as)’a inanıp destekleyenlerin sayısı da çok az olacaktır. Bediüzzaman, Hz. İsa (as)’ın ahir zamanda yeryüzüne ikinci kez gelişinde yaşanacak olan bu durumu şöyle haber vermiştir:

“..Deccal'in fevkalade büyük ve minareden daha yüksek bir azamet-i heykelde ve Hz. İsa (as) Ona nispeten çok küçük bulunduğunu gösterir. Bunun bir tevili şu olmak gerektir ki: İsa (as)’ı nur-u iman (imanın ışığı) ile tanıyan ve tabi olan cemaat-i ruhaniye-i mücahidinin (ruhani mücahitler cemaatinin) kemmiyeti (sayısı), Deccal'in mektepçe ve askerce, ilmi ve maddi ordularına nispeten çok az ve küçük olmasına işaret ve kinayedir (maksadındadır).” (5. Şua, s. 464) (Şualar, s. 495)

 Bir başka sözünde ise Bediüzzaman Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde işaret edilen bu durumu şöyle açıklamıştır:

“Hz. İsa (as) Deccal'le mücadelesi zamanında on arşın yukarıya atlayıp sonra kılıncı onun dizine yetiştirebilir derecesinde vücutça o derece Deccal'in heykeli Hz. İsa (as)'dan büyüktür diye mealinde rivayet var. Demek Deccal, Hz. İsa (as)’dan 10 belki 20 misli yüksek kametli (boylu) olmak lazım gelir…

1.Cihet: Din-i İsevinin hakikisini (Hristiyanlığın gerçekliğini) esas tutan İsevi ruhanilerin cemaati ve onlara karşı dinsizliği tervice (kabul ettirip geçerli kılmaya) başlayan cemaat tecessüm etseler (maddeleşip cisim haline gelseler), bir minare yüksekliğinde bir insanın yanında bir çocuk kadar da olamaz.” (Kastamonu Lahikası, s. 75)

Bediüzzaman bu sözlerinde Deccal'in elinde bulunduracağı maddi ve manevi güç gibi çevresindeki insanların sayısının da çok fazla olacağını, Hz. İsa (as)’ın cemaatinin ise Deccal'inkine kıyasla çok az sayıda kişiden oluşacağını belirtmiştir. Hz. İsa (as)’ın toplumun büyük bir kesimi tarafından tanınmamasında Deccal'in elinde bulundurduğu bu geniş kitle ve imkanlarla yürüteceği olumsuz propagandanın büyük etkisi olacaktır. Şüphesiz en doğrusunu Allah bilir.
 

 

A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500