Sayın Adnan Oktar'ın 4 Mart 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
Sayın Adnan Oktar'ın 4 Mart 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
01:16 Videolar
00:28 Videolar
00:41 Videolar
01:47 Videolar
01:11 Videolar
05:38 Videolar
00:31 Videolar
00:49 Videolar
00:35 Videolar
01:39 Videolar
00:45 Videolar
00:56 Videolar
01:06 Videolar
01:57 Videolar
00:32 Videolar
02:14 Videolar
01:30 Videolar
00:36 Videolar
03:39 Videolar
00:42 Videolar
01:13 Videolar
09:57 Videolar
00:37 Videolar
01:30 Videolar
01:01 Videolar
Bu videoda Müslümanların toplumsal bir yaşam sürmesinin önemi ve yalnızlığın İslam'daki yeri ele alınmaktadır. Kur'an'daki hükümlerin pek çoğunun topluluk içinde uygulanabildiği vurgulanarak, İslam ahlakının gereği olan yardımlaşma, zekat ve kardeşlik gibi değerlerin ancak diğer müminlerle birlikte yaşanabileceği anlatılmaktadır.
İslam dini, mensuplarının birbirleriyle dayanışma içinde olduğu toplumsal bir yaşamı öngörür. Zekat, cihat ve velayet gibi pek çok dini hüküm ancak müminlerin bir arada bulunduğu bir toplulukta uygulanabilir.
Kur'an'da yer alan sabır, yardımlaşma, nikah ve çocukların hakları gibi konular toplumsal bir düzen içerisinde anlam kazanır ve yerine getirilebilir. Bu nedenle dini hükümlerin tam manasıyla yaşanabilmesi için toplu bir yaşam esastır.
İslam ahlakı, sevgi, merhamet ve yardımlaşma gibi değerlerin müminler arasında hayata geçirilmesini esas alır. Bu değerler ancak diğer insanlarla etkileşim halinde, kardeşlik temelinde yaşanabilir.
Dini açıdan yalnız yaşamayı tercih etmek, İslam'ın öngördüğü toplu yaşam ve yardımlaşma ruhuna aykırı kabul edilir. İbadetlerin ve Kur'an ahlakının gerektirdiği sorumluluklar, müminlerin birbirine destek olduğu bir ortamda icra edilir.
Bu videoda Müslümanların toplumsal bir yaşam sürmesinin önemi ve yalnızlığın İslam'daki yeri ele alınmaktadır. Kur'an'daki hükümlerin pek çoğunun topluluk içinde uygulanabildiği vurgulanarak, İslam ahlakının gereği olan yardımlaşma, zekat ve kardeşlik gibi değerlerin ancak diğer müminlerle birlikte yaşanabileceği anlatılmaktadır.
İslam dini, mensuplarının birbirleriyle dayanışma içinde olduğu toplumsal bir yaşamı öngörür. Zekat, cihat ve velayet gibi pek çok dini hüküm ancak müminlerin bir arada bulunduğu bir toplulukta uygulanabilir.
Kur'an'da yer alan sabır, yardımlaşma, nikah ve çocukların hakları gibi konular toplumsal bir düzen içerisinde anlam kazanır ve yerine getirilebilir. Bu nedenle dini hükümlerin tam manasıyla yaşanabilmesi için toplu bir yaşam esastır.
İslam ahlakı, sevgi, merhamet ve yardımlaşma gibi değerlerin müminler arasında hayata geçirilmesini esas alır. Bu değerler ancak diğer insanlarla etkileşim halinde, kardeşlik temelinde yaşanabilir.
Dini açıdan yalnız yaşamayı tercih etmek, İslam'ın öngördüğü toplu yaşam ve yardımlaşma ruhuna aykırı kabul edilir. İbadetlerin ve Kur'an ahlakının gerektirdiği sorumluluklar, müminlerin birbirine destek olduğu bir ortamda icra edilir.