Sayın Adnan Oktar'ın 26 Şubat 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
Sayın Adnan Oktar'ın 26 Şubat 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
Makaleler
01:01 Videolar
01:39 Videolar
01:05 Videolar
00:41 Videolar
01:53 Videolar
01:56 Videolar
01:12 Videolar
00:47 Videolar
01:37 Videolar
02:55 Videolar
01:11 Videolar
01:45 Videolar
01:40 Videolar
01:06 Videolar
00:41 Videolar
01:01 Videolar
00:37 Videolar
01:30 Videolar
01:16 Videolar
02:51 Videolar
01:39 Videolar
00:28 Videolar
00:54 Videolar
01:25 Videolar
01:16 Videolar
Bu videoda cehaletin yalnızca fiziksel belirtilerle değil, aynı zamanda vicdani bir boşluk olarak da tezahür ettiği vurgulanmaktadır. İnsanın yaratılışındaki güzelliklere şükretmesi gerektiği belirtilirken, cehalet ve nankörlüğe karşı ilimle ve güzel ahlakla mücadele etmenin önemi anlatılmaktadır. Müslüman kimliğinin temelinde vicdanın yer aldığı ve nankörlüğün toplumsal ilişkileri zedeleyen en büyük etkenlerden biri olduğu ifade edilmektedir.
Cehalet, bakışlardaki bön ifade ve yüzdeki mimiklerle kendini belli edebildiği gibi, asıl olarak vicdan boşluğundan kaynaklanan bir durumdur. Vicdanın aktif kullanılmaması, kişinin manevi derinlikten yoksun kalmasına yol açar.
Nankörlük, insanlar arasındaki güveni sarsan ve birbirlerine olan sevgiyi tüketen bir davranıştır. Kişilerin birbirlerinden soğumasına ve aralarındaki bağların kopmasına neden olan en temel olumsuzluklardan biridir.
Vicdan, bir insanın yaşamını dolu dolu geçirmesini sağlayan temel manevi güçtür. Vicdanla hareket etmeyen bir insan, ruhani bir canlılıktan yoksun kaldığı için manevi açıdan bir ceset gibi kabul edilir.
Müslümanlar, cehalete ve zulme karşı sessiz kalmayarak ilimle mücadele etmelidir. Nankörlükten kaçınıp her nimet için Allah'a şükretmek ve ahlaki değerleri korumak, mümin kimliğinin gereğidir.
Bu videoda cehaletin yalnızca fiziksel belirtilerle değil, aynı zamanda vicdani bir boşluk olarak da tezahür ettiği vurgulanmaktadır. İnsanın yaratılışındaki güzelliklere şükretmesi gerektiği belirtilirken, cehalet ve nankörlüğe karşı ilimle ve güzel ahlakla mücadele etmenin önemi anlatılmaktadır. Müslüman kimliğinin temelinde vicdanın yer aldığı ve nankörlüğün toplumsal ilişkileri zedeleyen en büyük etkenlerden biri olduğu ifade edilmektedir.
Cehalet, bakışlardaki bön ifade ve yüzdeki mimiklerle kendini belli edebildiği gibi, asıl olarak vicdan boşluğundan kaynaklanan bir durumdur. Vicdanın aktif kullanılmaması, kişinin manevi derinlikten yoksun kalmasına yol açar.
Nankörlük, insanlar arasındaki güveni sarsan ve birbirlerine olan sevgiyi tüketen bir davranıştır. Kişilerin birbirlerinden soğumasına ve aralarındaki bağların kopmasına neden olan en temel olumsuzluklardan biridir.
Vicdan, bir insanın yaşamını dolu dolu geçirmesini sağlayan temel manevi güçtür. Vicdanla hareket etmeyen bir insan, ruhani bir canlılıktan yoksun kaldığı için manevi açıdan bir ceset gibi kabul edilir.
Müslümanlar, cehalete ve zulme karşı sessiz kalmayarak ilimle mücadele etmelidir. Nankörlükten kaçınıp her nimet için Allah'a şükretmek ve ahlaki değerleri korumak, mümin kimliğinin gereğidir.