Sayın Adnan Oktar’ın 16 Mayıs 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
Sayın Adnan Oktar’ın 16 Mayıs 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
00:48 Videolar
01:05 Videolar
00:48 Videolar
03:06 Videolar
02:58 Videolar
02:22 Videolar
01:57 Videolar
00:44 Videolar
00:58 Videolar
02:49 Videolar
01:43 Videolar
01:42 Videolar
00:35 Videolar
02:59 Videolar
00:38 Videolar
02:31 Videolar
01:42 Videolar
01:47 Videolar
02:38 Videolar
00:35 Videolar
01:07 Videolar
01:52 Videolar
01:35 Videolar
01:19 Videolar
02:05 Videolar
Bu videoda müminlerin Allah katındaki özel konumu ve dünyevi imtihanların temel unsurları ele alınmaktadır. İnsanın bedenine verdiği aşırı önemin, Allah'a gerçek anlamda tevekkül etmesinin önünde bir engel teşkil ettiği vurgulanmaktadır. Acı ve zorlukların ruhun gelişimi için taşıdığı zengin anlam üzerinde durularak, imtihanın ana zemininde bedene duyulan kaygının yattığı izah edilmektedir.
Tevekkül, insanın bedensel kaygılardan arınarak her şeyi Allah'a emanet etmesidir. İmtihanın temelinde bedene gelebilecek zararlardan korkmak yattığı için, bu korkuyu aşıp Allah'a tam bir teslimiyet göstermek imtihanın özünü oluşturur.
Bedenin sürekli bozulma ve zarar görme korkusu, insanı dünyevi endişelere hapseder. Bu korku, Allah'a yönelmek yerine sürekli bedeni koruma içgüdüsünü ön plana çıkardığı için manevi derinleşmeyi engeller.
Dünyadaki hastalıklar, acılar ve zorluklar, insanlar tarafından genellikle hoşa gitmeyen durumlar olarak görülse de, bunlar Allah katında ruhun eğitimi ve tevekkülün test edilmesi için en makbul olan imtihan vesileleridir.
Müminler, Allah'ın ruhunu taşıyan ve O'nun varlığını şahsiyetlerinde hisseden, ayrı bir kategori olarak değerlendirilen varlıklardır. Onların en belirgin özelliği huzur ve teslimiyet içerisinde bir ömür sürmeleridir.
Bu videoda müminlerin Allah katındaki özel konumu ve dünyevi imtihanların temel unsurları ele alınmaktadır. İnsanın bedenine verdiği aşırı önemin, Allah'a gerçek anlamda tevekkül etmesinin önünde bir engel teşkil ettiği vurgulanmaktadır. Acı ve zorlukların ruhun gelişimi için taşıdığı zengin anlam üzerinde durularak, imtihanın ana zemininde bedene duyulan kaygının yattığı izah edilmektedir.
Tevekkül, insanın bedensel kaygılardan arınarak her şeyi Allah'a emanet etmesidir. İmtihanın temelinde bedene gelebilecek zararlardan korkmak yattığı için, bu korkuyu aşıp Allah'a tam bir teslimiyet göstermek imtihanın özünü oluşturur.
Bedenin sürekli bozulma ve zarar görme korkusu, insanı dünyevi endişelere hapseder. Bu korku, Allah'a yönelmek yerine sürekli bedeni koruma içgüdüsünü ön plana çıkardığı için manevi derinleşmeyi engeller.
Dünyadaki hastalıklar, acılar ve zorluklar, insanlar tarafından genellikle hoşa gitmeyen durumlar olarak görülse de, bunlar Allah katında ruhun eğitimi ve tevekkülün test edilmesi için en makbul olan imtihan vesileleridir.
Müminler, Allah'ın ruhunu taşıyan ve O'nun varlığını şahsiyetlerinde hisseden, ayrı bir kategori olarak değerlendirilen varlıklardır. Onların en belirgin özelliği huzur ve teslimiyet içerisinde bir ömür sürmeleridir.